Güzel İşlere Organize Kötülük
İstanbul son haftalarda peş peşe dünya çapında organizasyonlara ev sahipliği yaptı. Bir tarafta dünyanın en önemli tenorlarından Andrea Bocelli, diğer tarafta Kanye West ve Travis Scott gibi milyonlarca hayranı peşinden sürükleyen isimler...
Konser turizmi sadece müzik değil; otel, restoran, ulaşım, alışveriş ve şehir ekonomisi demek. Üstelik dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilerin ülkelerine döndüklerinde anlatacakları bir Türkiye hikâyesi de var.
Nitekim Kanye West konseri bunun en çarpıcı örneklerinden biri oldu. 118 bin kişinin katıldığı dev organizasyon, İstanbul'u günlerce dünya medyasının gündeminde tuttu. Yabancı ziyaretçiler şehre akın etti. Oteller doldu, restoranlar hareketlendi. Türkiye'nin tanıtımı açısından milyonlarca dolarlık reklam değerine sahip bir organizasyon gerçekleştirildi.
Bu ölçekte bir etkinlikte kişi başı ortalama 500-1000 dolar harcama düşünüldüğünde toplam etkinin 50-100 milyon dolar bandına ulaşması muhtemel.
Fakat ne yazık ki bizde güzel işlerin peşinden çoğu zaman organize kötülük geliyor. Konser çıkışında yaşanan taksi rezaleti bunun en somut örneğiydi.
Atatürk Olimpiyat Stadı'ndan çıkan binlerce insan evlerine ya da otellerine dönmeye çalışırken yüzlerce taksinin adeta sözleşmiş gibi aynı tarifeyi uyguladığına şahit olduk. Mesafe fark etmeksizin 100 Euro isteyenler vardı. Türkiye'yi ilk kez ziyaret eden yabancılar, daha ülkeden ayrılmadan kötü bir hatıra ile karşı karşıya kaldı.
Müzisyen Travis Scott'ın konser çıkışında ise ABD'li sosyal medya yayıncısı Andrew Gerald Rencourt'tan 5 dakikalık mesafe için 7 bin 300 lira alan taksici medyaya yansıdı. Bu sadece fırsatçılık değil. Bu, ülkenin imajına zarar veren organize bir davranış biçimidir. Ancak sorun sadece taksilerle sınırlı değildi.
Mesela Kanye West konser sırasında premium ve yüksek fiyatlı bilet satın alan birçok kişinin yaşadığı mağduriyet de dikkat çekiciydi. Binlerce lira ödeyerek belirli bölümlerde oturma hakkı kazanan seyircilerin alanlarına, farklı kategorilerden ya da biletsiz şekilde giren kişiler yerleşti.
Daha da kötüsü, yaşanan tartışmalara ve seyircilerin durumu görevlilere bildirmesine rağmen etkili bir müdahale yapılmamasıdır. Dünya yıldızını getirmek kadar iyi bir organizasyon deneyimi yaşatmak da önemlidir. Sonuçta para ödeyerek hak satın alan insanların koltuklarını korumak için tartışmak, kavga etmek ve kendi haklarını kendileri savunmak zorunda kalmaları organize kötülük değil de nedir?
Bir organizasyonun başarısı sadece sahneye çıkan sanatçıyla ölçülmez. Seyircinin girişinden çıkışına kadar yaşadığı deneyim de en az konser kadar önemlidir. Bugün dünyanın gelişmiş etkinlik merkezlerinde insanlar premium bilet satın aldığında yerinin korunacağını bilir. Taksinin taksimetre açacağını bilir. Kuralların uygulanacağından emin olur. Asıl güven duygusu budur.
Türkiye'nin sorunu organizasyon yapamamak değil. Tam tersine artık dünya çapında organizasyonlar yapabiliyoruz. Sorun, organizasyonların çevresinde oluşan denetimsizlik alanları. Devamında ortaya çıkan krizlerden ders alınmaması. Mesela taksimetre açmayan ve yüksek ücret isteyen taksiciye kesilen ceza türü bile çok tuhaf…
Bir tarafta aylarca çalışarak İstanbul'u dünya vitrinine taşıyanlar, diğer tarafta ise birkaç saat içinde bütün emeği gölgeleyen fırsatçılar… Özellikle bu son olay sonrasında Türkiye’nin acilen dijital taksi uygulamasına geçmesi ve denetimleri sıkılaştırması gerekir. Taksi dernekleri ve lobileri karşısında geri adım atılmamalıdır.
Havalimanlarında bile başka taksilere göz açtırmayan dernekler var, ama UBER benzeri bir dijital sistem yok. Şehirden havalimanına yolcu götüren bir taksinin buradaki taksi derneği yüzünden neden boş dönmesi gerektiğini kim izah edebilir?
Yaşanan sadece birkaç taksici meselesi değildir. Mesele birkaç kişinin tribüne kaçak girmesi de değildir. Mesele, kuralları ihlal edenlerin yaptıklarının yanına kâr kalmasıdır.
Türkiye, son yıllarda spor, kültür, sanat ve turizm alanında küresel ölçekte çok daha fazla organizasyona ev sahipliği yapmaya başladı. Bundan sonra da yapacak. Ancak büyük organizasyonların başarısı sahnedeki yıldızlarla değil, görünmeyen detaylarla ölçülür.
Yabancı ziyaretçinin:
havaalanından otele........
