ABD Doğu Akdeniz'de Ne Kurmaya Çalışıyor?
Türkiye’yi çok yakından ilgilendiren ve Akdeniz’de güç dengelerini bozacak önemli bir anlaşma imzalandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Devlet Başkanı Donald Trump arasında yakın diyaloğun olduğu bir dönemde böylesine önemli bölgesel bir iş birliğinde Türkiye’nin dışarıda tutulması hayra alamet görünmüyor. Üstelik Avrupa Birliği de bu gelişmede kontrolün tamamen ABD olması ve finansal boyutları sebebiyle temkinli bakıyor.
İsrail–Yunanistan–Güney Kıbrıs (GKRY)–ABD arasında imzalanan enerji anlaşması, maliyetleri sebebiyle gündemden düşen “gaz anlaşması” boyutlarını aşacak şekilde geriye dönme çabası olarak dikkat çekiyor. Doğu Akdeniz’de yeni bir jeopolitik ve enerji ittifakı anlamına geliyor. 11–12 Haziran 2026’da Houston’da, “Doğu Akdeniz Enerji Merkezi (EMEC)” kurmak için imzalanan niyet anlaşması bakalım bu defa ne kadar gerçekçi olacak? Avrupa Birliği’nin (AB) de bu iş birliğine desteği tam değil, mesafeli bir yaklaşımı var.
AB, bir yandan üyesi durumundaki Yunanistan ve GKRY’yi desteklerken diğer taraftan bu projenin bölgede tartışmalara sebep olmasını, alternatif enerji kaynaklarının da önünü kesmesini istemiyor. Türkiye ile olan ilişkilerin kötüleşmesine zemin hazırlamasından endişe ettiği de söylenebilir.
AB projeye siyasi olarak olumlu bakıyor, ancak yüksek maliyetli enerji projelerine finansman ve uygulanabilirlik açısından daha temkinli yaklaşıyor. Bu durumda şu soruya cevap verilmesi gerekir:
Eğer Doğu Akdeniz gazı ekonomik olarak üretilecek ve Avrupa'ya taşınacaksa, Türkiye olmadan gerçekten mümkün mü?
ABD’nin stratejik hedefi
ABD ise bu 3 ülkeyle AB için doğalgaz üretimi ve taşınması, LNG (sıvılaştırılmış gaz), elektrik şebekesi, enerji altyapısı güvenliği, yeni enerji teknolojileri gibi alanlarda ortak çalışmayı planlıyor. Kısacası AB’nin tam olarak içinde olmadığı bir anlaşmayla ABD, sadece gaz çıkarma değil, tüm enerji ekosistemini kurmayı planlıyor.
ABD, İsrail ve Kıbrıs açıklarındaki doğalgaz rezervlerini........
