We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Sözde Sultan, özde iftiracı

466 18 16
07.02.2019

Güney Fransa’da bikinili, Türkiye’de başörtülü pozlarıyla ünlü, “sözde” Osmanlı torunu bir kadın var, ismi lazım değil.
Saçmalamak için hiçbir fırsatı kaçırmıyor.
Şimdi de İsmet İnönü’nün Osmanlı hanedanı mensuplarından bazılarının Türkiye’ye dönmelerine izin vermesi karşılığında aileye ait mücevherleri aldığını iddia ediyor.
Ne yalanın ne de saçmalamanın bu kadarını ne de iftiranın bu kadar aşağılığını gördüm.
Bu konuları elbette Murat Bardakçı kadar bilemem.
Ancak Osmanlı Ailesi’nden bazı kişiler ile benim aile büyüklerimin de geçmişte iyi dostlukları vardı. Hiçbirinin ağzından Cumhuriyet’le ilgili olumsuz tek kelime çıkmadığını, hele böyle deli saçması iddialar ortaya atılmadığını biliyorum.
Tamamı Avrupalı soylulardan daha asil, daha soylu insanlardı.
Her açıdan.
Ve yine çok açık bildiğim bir gerçek var ki, İsmet İnönü, Osmanlı soyundan gelen kimse ile görüşmedi.
Kendisine yazılan mektuplara yanıt bile vermedi.
Sadece 1940’lı yılların başında babası Abdülmecit Efendi’nin cenazesini Türkiye’ye getirmek isteyen Dürrüşehvar Sultan ile bir araya geldi.
Ama orada da Dürrüşehvar Sultan bir Osmanlı Prensesi değil, o sırada bağımsız bir krallık olan Haydarabad veliahtının eşi sıfatıyla İnönü’nün karşısına geldi.
Onda da cenazenin Türkiye’ye defnine izin vermedi.
Bir kez Londra’da bir davette Dürrüşehvar Sultan’la karşılaştı ve Dürrüşehvar Sultan’ın kendisine yönelik sert sözlerine yanıt bile vermeden uzaklaştı.
İnönü’nün siyasi tarafı pek çok açıdan eleştirilebilir ama dört dörtlük bir devlet adamı olan Paşa’ya böyle bir iftira atılamaz.
Atandan da hesap sorulur, sorulmalıdır.
Bu arada çok övündüğü büyük dedesinin tahta geçtiği ve tahttan indiği yılı bile bilmeden, dedesi üzerinden ekmek yemeye çalışan bu kadına sorulması gereken bir sual var.
“Hangi PR şirketi ile çalışıyorsunuz ve şu ana kadar konuşma yapmaya gittiğiniz belediyelerden kaç lira gelir elde ettiniz?”
Bu soruya yanıt gelir mi emin değilim.
Ama ortalıkta böyle iftiralarla gezen birinin değil Osmanlı, herhangi bir soya mensup olması düşünülemez bile…


***

Hisseleri 12 Eylül rejimi de almıştı

Cumhuriyet’in 1 numaralı kurucusu, Mustafa Kemal Atatürk’ün vasiyetiyle Türk Dil ve Tarih Kurumu’na bırakılan ve İş Bankası Yönetim Kurulu’nda CHP’nin belirlediği dört üye tarafından temsil edilen İş Bankası hisselerinin CHP’nin kontrolünden çıkarılması konusu Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından sürekli olarak gündeme getiriliyor.
Aslında CHP’nin İş Bankası’ndan elde ettiği bir gelir falan yok.
İş Bankası’nın kârından Türk Tarih ve Türk Dil Kurumları’nın Atatürk mirası yüzde 28.09’luk hisseden gelen pay, doğrudan doğruya bu kurumlara aktarılıyor.
Bu arada zaman zaman da Banka ile TDK ve TTK arasında davalar da söz konusu olmuyor değil.
Türk Tarih Kurumu’nun 2001 yılında paylarının ödenmesi için İş Bankası’na dava açtığını da hatırlatalım.
Bu arada TDK ve TTK’nın İş Bankası’ndaki hisselerinin sermaye artışları ile erimemesi için, CHP sermaye artışlarında da yer alıyor.
Bu sayede her iki kurumun Atatürk’ten gelen payları da eksilmemiş oluyor.
İş Bankası’ndaki CHP hisseleri meselesi, siyasette çeşitli defalarda gündeme geldi.
CHP’nin hisselerinin Hazine’ye geçmesini ilk sağlayan “Darbecilerdi”.
12 Eylül darbesinin büyük patronu ve bu darbeden yargı kararıyla mahkûm edilen Kenan Evren........

© Habertürk