We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Siyasette kalite

480 77 2
20.02.2019

Dışarıdan birisi, Saadet Partisi’nin son dönemde çizdiği “farklı parti” imajına darbe vurmak istese ancak bu kadarını yapabilirdi.
AK Parti’den dışlandıktan sonra kapı kapı dolaşıp, yamanacak parti arayan, İdris Naim Şahin’i aday göstermişler.
Temel Karamollaoğlu böyle bir hataya nasıl düştü anlamak mümkün değil.
Kim bilir belki de başka bir hesap vardır işin içinde.
Ama hesap ne olursa olsun, Saadet’e bir leke düşürdü böyle bir tercih.
Gerçi diyeceksiniz ki, “Siyasetin neresi doğru”
Onda da siz haklısınız.
Siyaset iyiden iyiye yamulmaya başladı.
CHP listelerinde faşistler, bir yandan FETÖ avı sürdüren iktidar listelerinde FETÖ’ye hiç de uzak olmayan isimler oluyor.
Milas Belediye Başkan adayı gibiler ise başka bir alem.
En güldüklerimden birisi ise ismi lazım değil, İYİ Parti’ye “büyük umutlarla” alınan bir vatandaş.
“Google’de üst düzey yönetici” diye büyük bir tanıtımla İYİ Parti’ye alınmış, rozeti takılmıştı.
“Bakan olacak adam. Çok değerli” diyerek.
Sonra Google’da pek de öyle üst düzey olmadığı anlaşılmıştı.
Pazarlama bölümünde çalışıyordu firmanın.
Ankara’ya yerleşti.
Bakan olacaktı ya, Ankara’da olması lazımdı.
Şimdi duydum ki, İstanbul Sarıyer’den “Belediye Meclisi” üyeliğine aday olmuş.
Güldüm.
Güldüm ama siyasette böylesine kalite düşüşlerinin olduğu dönemler memleket açısından hiç de hayırlı olmaz.
“Ne var canım” demeyin.
Böyle dönemlerde bile siyaset kalitesini koruyamayan ülkeler, asla iyiye gitmez.


***

Parti mi?

Çok basit bir soru sormak istiyorum.
Büyük umutlarla kurulan, ittifak pazarlıklarında gücünün ötesinde taleplerde bulunan bir parti, kazanması en muhtemelen adayının adını Yüksek Seçim Kurulu’na bildirmeyi unutursa o partiye parti denilir mi, denilebilir mi?
İyi Parti yönetimi kendini “Biz yapmadık il örgütünün hatası” falan demesin.........

© Habertürk