We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Ne bekliyorsun

762 4 9
28.06.2022

CHP'li Aykut Erdoğdu'nun başına tatsız bir olay geldi.

Eşine yalan söylemiş.

Eşine yalan söylerken, sevgilisini karalamış.

Son derece sıradan bir durum aslında.

Böyle çok hikaye duymuşsunuzdur.

Sonra boşanıp, bir zamanlar paçayı kurtarmak için çamur attığı sevgilisi ile evlenmiş.

Bu da vakayı adiye sayılır.

Ama eski eş, sevgili iken karalanan ama daha sonra eş olan kadınla ilgili sözleri kayıt altına alıp sonra da ifşa edince ortaya dört dörtlük bir felaket, aldatanlar siyasetçi olunca da ortaya tam bir felaket çıkmış.

Daha da felaketi ise Parti Disiplin Kurulu üyesi yeni eşin "Dolarla milletvekilliği satıyorlar" sözü olmuş.

Aykut Erdoğdu, pek çok evli erkeğin hatta daha ender de olsa kadının başına gelmiş ve gelebilecek bir şeyi yaşıyor.

Ama Aykut Bey siyasetçi.

Ve özellikle iddiaların son bölümü çok vahim.

Bu yüzden de elini çabuk tutup, bir an önce hatta dün istifa etmeliydi.

Tabii "Dolarla milletvekilliği satıyorlar" diyen eşi de.

Hatta Parti Disiplin Kurulu üyesi olarak dolarla milletvekilliği satılıyor deyip parmağını kıpırdatmadığı için de ayrıca bir daha istifa etmeliydi.

“Bir ekonominin en kötü yönetim şekli nasıl olur” diye bir ders bir gün bir üniversitede okutulur mu bilmiyorum ama böyle bir ders koyulursa eğer Türkiye’nin son birkaç yıldaki, özellikle de son dönemdeki hali muhtemelen “case study” ya da “vaka analizi” olarak mutlaka o dersin kitabında yer alacaktır.

Önce yıllarca güçlü TL diye diye, 1 dolar 1 TL olacak diye kasıla kasıla, tüm uyarılara rağmen devam edeceksin.

Bu durumda kaçınılmaz bir şekilde ülkenin tüm üretimini dışa bağımlı hale getirecek, ucuz zannettiğin ithalata ölesiye bağımlı hale gelecek, dünyayı saran para bolluğunda dış borcu tüm Cumhuriyet tarihinin toplamının 4 katına çıkaracaksın.

Sonra işler tersine dönmeye başladığı zaman Hazine’nde biriktirilmiş ne varsa satacaksın.

Bomboş rezervlerle krize yakalandığın zaman gereğini yapmayacaksın.

Baktın olmuyor, güçlü TL laflarından vazgeçip güçsüz TL daha iyi bahanesine sığınacaksın.

Tüm dünya faiz arttırırken faiz indireceksin.

Faiz indiriminin yanlış olduğu bir günde ortaya çıkınca, kontrol edemediğin bir gizli faiz türü yaratıp “KKM” diye bir şey icat edeceksin.

Buna rağmen paran değer kaybetmeye devam edince kimsenin ne olduğunu anlamadığı garip bir enstrüman bulacaksın.

Hiçbir işe yaramayınca bu kez ekonomi ile bağdaşmayan bir kontrol mekanizmasını kredi kontrolü yoluyla uygulamaya sokacaksın.

Kısa süre içinde onun da hiçbir işe yaramadığını göreceksin.

Bu arada 6 ay içinde TL’nin değeri bir aşağı bir yukarı oynayıp duracak.

Dolar 18 TL’den 11 TL’ye düşecek, sonra yeniden 17,5 olacak, sonra 16’ya inecek.

Buna da ekonomi diyeceksin.

Yahu bu ülkede istikrar lafını en fazla kullanan, kullanmayı bırak ağzından düşürmeyen iktidar, ekonomide istikrarın önemini bu kadar mı bilmez!

Bakın beyler, akşamları kimlerle oturup ekonomik kararları konuşuyor, alıyorsunuz bilmiyorum ama önemli olan doların ya da euro’nun kaç TL olduğu değildir.

Önemli olan bu değerin olabildiğince sabit kalmasıdır.

1 dolar ister 1 lira olur, ister 1000 TL.

Çok önemli değildir.

Önemli olan bu fiyatın sabit olmasıdır.

Düşünün ihracat yapıyorsunuz.

Dolar 18 lira iken bir........

© Habertürk


Get it on Google Play