We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kabile devletine doğru

870 21 37
20.10.2020

Değerli okurlar, birkaç gün tatil yapalım dedik, daha tatilin başında öyle bir gündem ortaya çıktı ki, “Acaba yapmasak mı?” dedirtti.

Yine de inat ettim. 5 gün yazmadım.

Ama bana neredeyse tatilimi yarıda kestirecek kadar önemli gelişmeler hakkında aradan 5 gün geçmiş olsa da yazmadan duramayacağım.

Çünkü konu önemli. Türkiye’nin hukuk değilse de en azından bir “Kanun Devleti” olması ile bir “Kabile devleti” ya da bir “Muz Cumhuriyeti” olması arasındaki farkı belirleyecek kadar mühim.

Biliyorsunuz Anayasa Mahkemesi, Enis Berberoğlu ile ilgili bir karar aldı ve Berberoğlu’nun yargılanma yönteminden ötürü hak ihlaline uğradığını, oy birliği ile kararlaştırdı.

Kararı da yargılamayı yapan mahkemeye bildirdi.

Kararı alan mahkeme ise, yargı tarihinde eşi görülmemiş bir uygulamaya imza atarak kararı tanımadı, Anayasamıza göre en üst yargı organı olan Anayasa Mahkemesi kararını kale bile almadı ve “Bu karar bizi ilgilendirmez” diye adlandırılabilecek bir şekilde yapması gereken yeniden yargılamayı yapmadı.

Tabii ardından tartışma başladı.

Yargıtay’ın onayladığı bir konuda Anayasa Mahkemesi yargıyı bağlayıcı karar alabilir mi, Anayasa Mahkemesi mahkemelere emir verebilir mi gibi saçma sapan tartışmalar.

Konuyla ilgili en doğru analizi ise Prof. Dr. Kemal Gözler yaptı.

Yıllardır her biri bir ders niteliğinde hukuki makaleler yazan Kemal Gözler bu konuya ayırdığı makalesinde durumu bütün netliği ile ortaya koydu. Bakın hoca ne diyor:

“Anayasamızın 153’üncü maddesinin ilk fıkrasında ‘Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir’; son fıkrasında ise ‘Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar’ denmektedir.

Aynı hüküm aynen 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 66’ncı maddesinde de vardır.

Keza 6216 sayılı Kanunun 50’nci maddesinde bireysel başvuru kararlarının yerine getirilmesine ilişkin olarak şöyle denmektedir:

‘Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir.

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve........

© Habertürk


Get it on Google Play