We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Beş yaşında taciz ile tanışmış biri olarak...

77 6 0
26.04.2019


Önceki gün bir kelam edemedim.
Şu an bile edemiyorum aslında ama delirmemek, aklıma mukayyet olabilmek için bilgisayar başına geçiyorum.
Sen, ben, o, siz, bizler delirirsek bunlar daha da zıvanadan çıkacak çünkü.
Tamam kelimelerin, cümlelerin, sözlerin, yazıların hiç bir anlamı yok.
Düşünsenize, metrobüste “Üzerime boşaldı, ben değil sen utanacaksın” diye bağıran bir kadın ile güne başlıyorsun. O kadının duygu ve düşüncesini anlamaya çalışıyorsun.
Ardından, sesi bile çıkmayan henüz bebek diyebileceğimiz beş yaşında bir kız çocuğuna tecavüzü öğreniyorsunuz.
Ölüyorsun, bitiyorsun. O anı düşünemiyorsun bile. Nefesin daralıyor.
Hatta nefes alamıyorsun.
Üstelik daha öğretmenleri tarafından 17 çocuğa taciz eden pisliğe küfür ediyorken. Ve hatta Özgecan’ı hiç unutmuyorken.
20. kattan 'düşen!' Şule Çet’i hiç söylemiyorum bile. Daha o kadar taze ki acısı!
Hangisini sayalım?
Ne diyelim?
Ne anlatalım?
Nasıl anlatalım?
Anlar mısınız?
Ne küfür, ne beddua kalmadı dilimizde.
Ben normalde “Beddua” kelimesini bile söyleyemem, yazamam ama bu pislikler yüzünden bildiğiniz beddua eder oldum.
Üzgünüm.
Beş-altı yaşlarında tacize uğramış biri olarak çok ama çok üzgünüm.
Gerçekten o duyguyu çok küçük........

© Habertürk