menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Satıp tatile çıkacak zaman mı?

100 0
18.05.2026

Küresel finans piyasaları, uzun zamandır şahit olmadığı türden çok bilinmeyenli bir denklemin tam ortasında sarsılıyor. ABD’den gelen enflasyon verileriyle başlayan, jeopolitik koridorlardaki pazarlıklarla derinleşen ve Fed’in yeni liderlik profiliyle yön değiştiren bir "kusursuz fırtınanın" başlangıcı gibi. Bir yanda beklentilerin üzerinde seyreden fiyatlar, diğer yanda Hürmüz Boğazı'nın anahtarını elinde tutan büyük güçlerin diplomatik satrancı sürüyor.

Her şey ABD’den gelen enflasyon dalgasıyla başladı. Salı günü tüketici, Çarşamba günü ise üretici fiyatlarının beklentileri aşması, piyasalardaki o iyimser "faiz indirimi" illüzyonunu bir günde yerle bir etti. Yıllık tüketici enflasyonunun %3,8’e, çekirdeğin %2,8’e tırmanması bir yana; üretici fiyatlarının yıllık %6,0’ya fırlaması, maliyet baskısının önümüzdeki aylarda da yakamızı bırakmayacağının en net tescili.

Tahvil piyasasında çifte satışlar

Nitekim bu acı reçeteyi tahvil piyasası anında fiyatladı. Üç aylık vadeler hariç tüm ABD tahvil getirileri adeta şaha kalktı. 30 yıllıklar %5 barajını, 20 yıllıklar %4’ü aşarken, 10 yıllık tahvil faizleri haftayı %4,595 seviyesinden kapattı. Bu tablo, piyasaların Fed’e verdiği şu açık mesajdır: "Bu yıl faiz indirimi hayal oldu."

ABD öncülüğünde başlayan tahvil satışları Japonya’nın da Yen’e müdahale amaçlı satışlarıyla birleşerek iyice derinleşti. BOJ’un bilançosunda 10 dolara yakın ABD tahvili eksilmesi belirlendi.

Japon 30 yıllıkları da ilk kez %4’ü aştı.

Trump’ın da Warsh’ün de eli rahatladı

Finansal piyasalar bu veri setiyle sallanırken, arka planda Fed Başkanlığı için Kevin Warsh isminin onaylanması sarsıntının şiddetini artırdı. Warsh, piyasaların yakından tanıdığı, tabiri caizse tam........

© Habertürk