Petrol şoku kapıda: İran savaşı piyasaları nasıl sarsıyor?

İran ile ABD-İsrail hattında başlayan savaş yalnızca askeri bir çatışma değil. Aynı zamanda küresel ekonominin sinir uçlarına dokunan bir enerji krizi. Çünkü çatışmanın merkezi, dünya petrol ticaretinin yaklaşık dörtte birinin geçtiği Basra Körfezi ve Hürmüz hattı. Bu nedenle bölgede patlayan her füze sadece askeri hedefleri değil, petrol fiyatları üzerinden küresel ekonomiyi de sarsıyor. Bu açıdan İran savaşı askeri bir krizden çok daha fazlası. Çünkü çatışmanın merkezi dünya enerji sisteminin kalbi. Savaşın gerçek sonucu da cephede değil petrol fiyatında ölçülecek.

İlk haftada petrol fiyatlarının yüzde 25’e yakın yükselmesi, Avrupa doğalgaz fiyatlarının ise yüzde 67 artması bu nedenle şaşırtıcı değil.

Ama piyasaların asıl korkusu henüz gerçekleşmiş değil.

Çünkü petrol fiyatı henüz sistemi kıracak seviyeye ulaşmadı.

Asıl risk, savaşın uzaması ve petrolün 150 dolar eşiğini aşması.

Görünen hedef İran, asıl rekabet Çin

Washington’un açıkladığı hedef İran’da rejim değişikliği.

Ancak jeopolitik tabloya daha geniş açıdan bakıldığında mesele yalnızca İran değil.

ABD’nin asıl stratejik rakibi Çin.

Basra Körfezi, Çin için enerji güvenliğinin merkezinde yer alıyor. Çin petrol ithalatının yaklaşık yarısını bu bölgeden sağlıyor. Ayrıca Pekin yönetimi Körfez limanlarında ve lojistik ağlarında hızla etkisini artırıyor.

Çin’den Avrupa’ya uzanan Orta Koridor projeleri ve Körfez’i demiryolu hatlarıyla bu ağın içine alma planları da Washington açısından dikkatle izleniyor.

Bu nedenle savaş yalnızca İran ile ilgili değil.

Aynı zamanda enerji yolları ve küresel ticaret koridorları üzerindeki güç mücadelesi.

Savaş var, altın yükselişi niye........

© Habertürk