menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hürmüz'de savaş, cüzdanda yangın

44 0
yesterday

Küresel piyasalar, 2026’nın ilk çeyreğini barut kokusu ve faiz kıskacı arasında tamamladı. Mart ayında İran-İsrail geriliminin sıcak çatışmaya evrilmesi, finansal literatürdeki tüm risk göstergelerini kırmızıya boyadı. Korku endeksi VIX %68, tahvil oynaklığını ölçen MOVE ise %50 sıçradı. Bu rakamlar bize tek bir şeyi söylüyor: Piyasalar artık yönünü değil, canını arıyor.

Bu tablo rasyonel piyasa dinamiklerinin jeopolitik bir "siyah kuğu" ile çarpıştığı, ancak Türk lirasının bu fırtınada sıra dışı bir direnç sergilediği hibrit bir dönemi işaret ediyor. Mart 2026, küresel piyasalar için bir "disiplin" ayı olurken, Türkiye için "stres altında dayanıklılık" testi niteliğinde geçmiş.

Emtia ateşi ve Hürmüz kilidi

Savaşın kalbi Hürmüz Boğazı’na dayanınca, dünyanın enerji şah damarı kesildi. Petrol fiyatlarındaki %95’lik, doğalgazdaki %80’lik astronomik artışlar, sadece bir emtia rallisi değil; küresel bir "enflasyon dalgası" habercisidir. Enerji fiyatlarındaki bu dikey çıkış, majör merkez bankalarını köşeye sıkıştırdı. "Enflasyon geri dönüyor" korkusuyla tüm dünyada faiz oranları yukarı yönlü tetiklenirken, bu durumun ilk kurbanları borsalar ve "faizsiz sığınak" altın oldu. Güvenli liman arayışındaki sermaye, altına gitmek yerine doların küresel hakimiyetine ve yükselen tahvil faizlerine sığındı.

Türk Lirası’nın "Güvenli Liman" İnadı

Tablonun en şaşırtıcı ve analiz edilmesi gereken kısmı ise Türk lirası tarafında yaşanıyor. Dünyada dolar, savaşın etkisiyle gelişmekte olan ülke kurlarına karşı şubat ayında ortalama %3 değer kazanırken, TL bu fırtınaya karşı adeta bir "demir perde" çekti.

Matematiksel gerçek: Mart ayında %1,94, ilk çeyrekte ise %10,04 olan enflasyona rağmen, kurdaki nominal artış bu oranların üçte birine bile ulaşmadı.

Risk primi ve kur: Türkiye’nin CDS primi (risk primi) %50 artarak dış borçlanma maliyetini yukarı çekse de içerideki sıkı para politikası ve döviz likidite yönetimi, TL’nin reel olarak değerlenmesini sağladı. Gelişen ülkeler %3 değer kaybederken, TL'nin sıfır değer kaybıyla durması ise dezenflasyon politikasıyla açıklanabilir.

Borsalarda 12 trilyon dolar erime

Mart ayında İran'a yönelik operasyonların başlamasıyla riskten kaçış modu zirve yaptı. Ancak bu dönemde bildiğimiz güvenli liman ezberleri de sarsıldı.

Petrol (Brent): Ayın mutlak kazananı oldu. 70 dolar seviyelerinden başlayan hareket, Hürmüz Boğazı'ndaki risklerle 119 doları test etti. Mart sonunda 100 doların üzerinde kalıcılık sağladı. Petrolün yükselişi martta %63, ilk çeyrekte %94.5 oldu.

Altın: İlginç bir seyir izledi. Savaşın ilk günlerinde güvenli liman talebiyle yükselse de, petrol kaynaklı enflasyon endişelerinin merkez bankalarını, özellikle de Fed’i sıkı duruşa zorlayacağı beklentisi altını baskıladı. Mart ayını yaklaşık %11 kayıpla kapattı.

Faiz: Nitekim dünya ölçeğinde işlem gören yaklaşık 75 trilyon dolarlık bono ve tahvilini ortalama faizi savaş başında %3.38’den mart sonunda %3.78’e yükseldi. Bu da faiz oranlarında ortalama %12’lik değişim meydana geldiğini gösteriyor.

Borsalar: Küresel endekslerde sert satışlar görüldü. 2022 sonrasının en kötü çeyrek performansını sergilenirken; MSCI endeksiyle dünya borsaları martta %7,3 geriledi. Gerileme gelişmekte olan piyasalarda %13’ü bulurken gelişmiş borsalarda %6.5’ta kaldı.

Borsalarda ayrışma: Sadece gelişmiş ve gelişen değil aynı zamanda ABD ve ABD dışı piyasalar da ayrıştı. ABD borsaları %5.4 düşerken ABD dışı borsalar yüzde 11 değer kaybetti. Türkiye Borsası’ndaki gerileme MSCI endeksiyle %8’de kaldı. Dünya borsalarının piyasa değerinde bir ayda 12 trilyon dolarlık kayıp oluştu.

Dolar Endeksi DXY: Jeopolitik belirsizlik ve yükselen tahvil faizleri, ABD 10 yıllıklarının %4,40'lara çıkması, doları küresel ölçekte güçlendirdi.

Yön arayışı: Ne yapmalı?

Piyasalar şu an "bekle-gör" değil, "korun-gözle" evresinde. Hürmüz Boğazı kapalı kaldığı sürece enerji maliyetleri üzerinden ithal edilen enflasyon, faizlerin uzun süre yüksek kalacağını garantiliyor. Yatırımcı için strateji; yüksek volatilite dönemlerinde fiyat kovalamak değil, değer korumaktır.

Önümüzdeki çeyrekte, enerji faturasının cari denge ve enflasyon üzerindeki tahribatı ile TL’nin nominal istikrarı arasındaki ipte yürüyeceğiz. Mart ayı verileri bize gösterdi ki, matematik ne kadar güçlü olursa olsun, coğrafyanın ve savaşın realitesi tüm projeksiyonları bir gecede geçersiz kılabiliyor.

Yatırım araçlarının performansı, sadece rakamların değil, namluların ucundaki belirsizliğin birer yansıması haline gelmiş durumda.

Çünkü iktisat tarihinin en büyük dehası yüzyıllar öncesinden uyarmıştı:

"Savaş, ekonominin hesaplayamadığı tek maliyettir." Adam Smith


© Habertürk