Enflasyona petrol şoku ayarı: %50 hedef artışı |
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan tarafından açıklanan 2026 yılının ikinci Enflasyon Raporu, ekonomik görünümde ve hedeflerde şimdiye kadarki en sert revizyonlardan birine işaret etti. Yaklaşık üç yıldır kararlılıkla sürdürülen dezenflasyon programı, bu kez dışsal şokların ve maliyet baskılarının sert duvarına çarptı. Özellikle Orta Doğu’da büyüyen savaş riskiyle birlikte enerji fiyatlarında yaşanan sıçrama, Merkez Bankası’nın hesaplarını adeta yeniden yazdırdı.
Raporda dikkat çeken en önemli unsur, sadece yıl sonu tahminlerinin yukarı çekilmesi değil; aynı zamanda dezenflasyon patikasının hız kaybettiğinin açık biçimde kabul edilmesi oldu. Daha birkaç ay önce kontrollü şekilde aşağı geleceği öngörülen fiyat dinamikleri, bugün yeniden güçlü maliyet baskılarının etkisi altına girmiş durumda. Merkez Bankası’nın kullandığı dilde de bunun izleri açıkça görülüyor. Önceki raporlara kıyasla çok daha temkinli, çok daha savunmacı bir ton hâkim.
Bu yeni tabloyu özetleyen en çarpıcı veri ise petrol fiyatları oldu. Merkez Bankası’nın hesaplamasına göre ham petrol fiyatlarında bu yıl yaklaşık yüzde 50’lik bir artış öngörülüyor. Enflasyon hedeflerindeki yukarı yönlü revizyonun büyüklüğü de neredeyse aynı orana denk geliyor. Başka bir ifadeyle petrol fiyatlarındaki sıçrama, sadece enerji maliyetlerini değil; ulaştırmadan gıdaya, üretimden hizmet sektörüne kadar tüm fiyatlama davranışlarını yeniden şekillendiriyor.
Bir anlamda Merkez Bankası, “dezenflasyon programı rayından çıkmadı ama dış dünya rayları yerinden oynattı” mesajı verdi.
Nereden nereye? Tahminlerde tarihi revizyon
Merkez Bankası, ocak ayında yayımladığı bir önceki Enflasyon Raporu’nda 2026 yıl sonu enflasyonunu yüzde 16 seviyesinde öngörüyordu. Yeni raporda ise bu oran yüzde 24’e yükseltildi. Böylece ara hedef yaklaşık yüzde 50 oranında yukarı çekilmiş oldu.
Benzer revizyonlar orta vadeli tahminlerde de görüldü:
2026 enflasyon tahmini: ’dan $’e
2027 enflasyon tahmini: %9’dan ’e
2028 enflasyon tahmini: %8’den %9’a
Bu rakamlar, yalnızca teknik bir güncelleme değil; aynı zamanda ekonomik gerçekliğin önemli ölçüde değiştiğinin de ilanı niteliğinde. Çünkü Merkez Bankası ilk kez orta vadeli hedeflerde bu denli geniş çaplı yukarı yönlü düzeltmeye gitmek zorunda kaldı.
Daha önemlisi, revizyonun kaynağı talep canlılığı değil. Raporda özellikle vurgulanan unsur, arz yönlü maliyet baskıları. Yani ekonomi aşırı ısındığı için değil; enerji, gıda ve ithalat maliyetleri kontrolden çıktığı için enflasyon yukarı gidiyor.
Bu ayrım kritik. Çünkü talep kaynaklı enflasyon faiz politikasıyla daha hızlı kontrol altına alınabilirken, maliyet enflasyonu çok daha........