Davos 2026: Küreselleşme sahneyi terk ederken |
Davos bu yıl bir “gelecek vizyonu” zirvesi olmaktan çok, bitmiş bir çağın ardından yapılan hasar tespiti toplantısı gibiydi. Küreselleşme artık ne savunuluyor ne de idealize ediliyor. Tartışılan soru şu: Parçalanan bir dünyada daha az hasarla nasıl yol alınır?
Bir zamanlar Davos’un ana dili olan serbest ticaret, açık sınırlar, çok taraflılık gibi kavramlar bu yıl sahnede yoktu. Onların yerini güvenlik, egemenlik ve kontrol aldı. Küreselleşme bir anda çökmüş değildi ama artık geri dönülmeyecek biçimde sahneden çekiliyordu.
Bu tabloyu en net biçimde üç konuşma ortaya koydu: Donald Trump, Howard Lutnick ve Mark Carney. Üçü farklı yerlerden konuştu ama işaret ettikleri gerçek aynıydı.
Trump, küresel düzenin siyasi taşıyıcılığından çekildiklerini saklamadı. “America First” söylemini bu kez daha açık bir çerçeveye oturttu:
Ancak bu vurgu, eski türden bir işbirliğine değil, çıkar temelli ve şartlı ilişkilere işaret ediyordu. Trump’ın küreselleşmeye bakışını en iyi özetleyen cümlesi ise şuydu:
Bu yaklaşım, küreselleşmenin Trumpçı okumasını ortaya koyuyordu: Kurallar vardı ama eşit uygulanmadı; o halde kurallar artık bağlayıcı da değil. Davos salonunda........