Altında, dolarda ne oluyor?

Top topu 9 iş gününde altının onsu 4.500’den 5.500 dolara yükseldi. Bin dolar veya yüzde 20 arttı.

Aynı tarihlerde doların büyük paralara göre değerini ölçen DXY 99 binden 95’e bine indi. Kayıp yüzde 4.

Sert hareket altında ama altındaki hareket de dolara yönelik güvensizlikten kaynaklanıyor.

Bu anlamda yaşanan sert bir düzelme veya fiyat hareketi değil, iktidar kaymasıdır. Grafiklere bakan yanılır, haritaya bakan görür.

Bugün dolarda olan biten, merkez bankalarının ya da teknik analiz kitaplarının konusu olmaktan çıktı. Bu, ABD’nin kendi hegemonyasını yeniden tanımlama sürecinin piyasaya yansımasıdır. Daha açık söyleyelim: ABD, doların gücünü savunmuyor. Çünkü artık ona ihtiyaç duymuyor.

1985’te Plaza Anlaşması vardı. Büyük ekonomiler masaya oturdu, doları bilinçli şekilde zayıflattı.

Bugün ise masa yok, imza yok. Ama çok daha tehlikeli bir şey var: kontrolsüzlük.

Trump yönetimi güçlü dolar fikrini terk etti.

Güçlü dolar ihracatı boğan, ticaret açığını büyüten ve borç ekonomisini kırılganlaştıran bir yük haline geldi. Washington bu yüzden doları savunmak yerine, piyasanın önüne atıyor.

Bu bir politika hatası değil. Bu, “Önce Amerika” sloganının doğal sonucudur.

Rusya’nın 200 milyar doları aşkın rezervlerinin 2022’de donduruluması.. Grönland krizi, Avrupa’ya yöneltilen ticaret ve vergi tehditleri, NATO içindeki çatlaklar… Bunların hepsi tek bir mesaj üretiyor: Dolar tarafsız değil.

Ve tarafsız olmayan para, rezerv para........

© Habertürk