1 Dolar = 400 milyon dolar: Savaşın Türkiye'ye faturası |
Enerji piyasalarında bazen tek bir rakam, uzun bir rapordan daha çok şey anlatır. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yaptığı açıklamadaki o rakam da tam olarak böyle: Petrolün varil fiyatındaki her 1 dolarlık artış, Türkiye’ye 400 milyon dolar maliyet getiriyor.
Bu, sadece bir muhasebe hesabı değil. Bu, bir savaşın binlerce kilometre ötede başlamasına rağmen Türkiye’de bütçeden enflasyona, faizden büyümeye kadar uzanan zincirleme etkisinin kısa özeti.
Asıl risk tedarik değil, fiyat
Türkiye’nin enerji tedarikinde doğrudan İran veya Basra Körfezi’ne bağımlılığının sınırlı olması ilk bakışta güven verici görünebilir. Nitekim resmi verilere göre bu bağımlılık yaklaşık yüzde 10 düzeyinde.
Ancak modern enerji ekonomisinde mesele artık nereden aldığınız değil, hangi fiyattan aldığınız meselesidir.
Petrol küresel bir emtiadır. Fiyatı jeopolitik riskle belirlenir. Ve fiyat arttığında, herkes öder.
60’tan 100 dolara: Hesap basit, fatura ağır
Türkiye’nin savaş öncesi enerji hesapları petrolün varil fiyatının ortalama 60.9 dolar olacağı varsayımına dayanıyordu. Oysa fiyat kısa sürede 100 doların üzerine çıktı.
Aradaki fark: Yaklaşık 40 dolar
Bu farkın Türkiye’ye maliyeti ilave 16 milyar dolar. Geçen yılkı toplam net enerji ithalatı 47 milyar dolar.
Eğer fiyatlar bir 40 dolar daha yükselir ve örneğin 140 dolar........