menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Son damladan öncesi

8 0
22.04.2026

“Meselenin özünü göremeyen kabuğuyla oyalanır” derler. Herkes bardağı taşıran son damlayı işaret ediyor, suçlu diye. Oysaki temel etmen ve tek suçlu bardağı taşıran son damla değildir. Odaklanılması gereken nokta o bardağın dolma sürecidir…

Olaylar tek nedene indirgenmeyecek karmaşık bir tabloyu işaret eder. Taşma noktasına gelene kadar biriken toplumsal sorunların görmezden gelinmesi, harekete geçilmemesi, önlem alınmaması ve sessiz kalınmasıdır. Bundan dolayı düşünmeye son damladan değil, ilk damladan başlamalı. Çünkü her sonuç bir nedenin değil, çoklu nedenlerin eseridir. Mesele ekonomik, sosyal, kültürel ve psikolojik katmanlarıyla irdelenmeli.

Bir nesli inşa eden; o toplumun kültürü, siyaseti, sanatı, eğitimi, alışkanlıkları, iletişim ve ilişki halleridir. Çocuklar yaşadıkları toplumun eseridir. Çocuk ve ergen, etrafında gördüğü kişilerin iyi veya kötü niteliklerinden etkilenir. Dönemsel olarak aldıklarını yansıtırlar. Ekilen biçilir. Çocuk bir üründür. Kısacası içine doğdukları ve büyüdükleri ülke ve insan gerçekleri nesilleri şekillendirir. Toplum neyse çocuklar da odur. Hani demişler ya: “Anan soğan, baban sarımsaksa; sen gül kokmazsın…” Zira insanlar birbirine davranış aktarır, gördüklerinden etkilenirler. Çocuklar, kendilerine gösterilen hayatın ve o hayatın dilini öğrenirler. Onlarla evde, sokakta, okulda kurulan iletişim ve ilişkiler temel etkendir.

Fakat diğer yandan günümüz çocukları artık yalnızca ailenin, çevrenin ve okulun dünyasında büyümüyor. Onlara........

© Haberton