Vatan nöbetinde bir yürek

Bugün tüm Türkiye, Muğla’nın bu küçük ve şirin ilçesi Ula’yı; bisikletli amcaları, sakin sokakları ve “Sakin Kent” unvanıyla tanır.

Ancak o huzurlu sokakların derinliğinde, tarihin akışına yön vermiş dev bir irade yatar. Kurtuluş Savaşı’nın en amansız günlerinde, Ula’nın bağrından çıkan bir isim vardır ki; o, sadece bir asker değil, bir milletin onur bayrağıdır: Yüzbaşı Cavit Aker.

Milli Mücadele tarihi, sadece haritalar üzerinde kazanılmış bir askeri zafer değildir; o tarih, emperyalizmin kuşatması altındaki bir milletin “izzet-i nefsi milliyesini” canı pahasına savunanların destanıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak bastığında yanında sadece 18 kişi vardı. Bu rakam kimilerine düşük gelebilir; lakin o 18 kişilik kadro, dünyadaki milyonluk ordulardan daha etkiliydi. Çünkü o kadro, inanmışlığın ve özgür ruhun sarsılmaz kalesiydi.Hem asker hem fikir adamıydı: Ula’lı Cavit Aker Bey. Jandarma Yüzbaşısı, emekli olmuş ama 6 Haziran 1919’da kurulan İkinci Kuva-yı Milliye Komitesi’nde görev almış. İyi bir asker, iyi bir kitap/gazete okuyucusu, en önemlisi iyi bir yazar ve hitabet gücü olan bir mücahit! O, bu mücadelenin halka inmesi için canla başla çalışmış. Zaten Muğla’nın şerefli sayfalarına ev sahipliği yapan Menteşe Gazetesi de o ruhu beslemiş, Zorbazzade M. Emin Kamil ve Minasel Şerifçeli Reşit Bey gibi isimlerin makaleleriyle........

© Haberton