Elimin hamuruyla muhabir bakış açısından değerlendirme

Kadını yok sayan toplumlar, aslında kendi geleceğini yok sayar. Çünkü bir toplumun gerçek gücü yalnızca inşa ettiği binalarla, sahip olduğu teknolojiyle ya da ekonomik rakamlarla ölçülmez; yetiştirdiği insanla ölçülür.

İnsanı yetiştiren ilk okul ise çoğu zaman bir annenin dizinin dibidir. Bir çocuğun duyduğu ilk ses, öğrendiği ilk kelime, attığı ilk adımın ardındaki görünmez güç çoğu zaman bir kadındır. Bu yüzden kadınların eğitimi, yalnızca bireysel bir hak değil; toplumsal kalkınmanın temel taşıdır.

Bir kız çocuğunun okuması, aslında bir toplumun geleceğinin aydınlanması demektir. Çünkü eğitim alan bir kadın yalnızca kendisini geliştirmez; yetiştirdiği nesli, bulunduğu çevreyi ve dokunduğu hayatları da değiştirir. Bugün hastanelerde hayat kurtaran kadın doktorlar, adalet dağıtan kadın savcılar, suçla mücadele eden kadın polisler, kamuoyunu bilgilendiren kadın muhabirler, mutfakta sanat üreten kadın aşçılar, üretimin her alanında emek veren kadınlar bunun en açık göstergesidir. Toplumun her alanında kadınların olması bir “lütuf” değil,........

© Haberton