menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Eksik olan değil, eksilmeyen çocukluk

9 0
18.04.2026

Biz çocukken… Aslında bugünün ölçüleriyle bakınca “eksiktik.” Ne son model telefonlarımız vardı ne akıllı saatlerimiz, ne de kulaklığımızın gürültü engelleme özelliği. ..

Ama garip bir şekilde, hayatın gürültüsünü biz zaten kendiliğinden bastırabiliyorduk. Çünkü elimizde teknoloji yoktu belki, ama içimizde fazlasıyla hayal gücü vardı.

Bir odada iki, bazen üç kardeş… Kimse “özel alanım” demiyordu ama herkes birbirine ait hissediyordu. Paylaşmayı öğretmek için pedagojik kitaplara gerek yoktu; bir dilim ekmek, bir oyuncak, bazen de bir battaniye yeterdi. Şimdinin “kişisel cihazları” yoktu ama bizim “ortak kalplerimiz” vardı.

Tabletimiz yoktu belki ama bir defterin arkasına çizdiğimiz tuşlarla kendi bilgisayarımızı icat ederdik. Üstelik şarj derdi yoktu; hayal gücüyle çalışıyordu. Bugünün çocuklarına anlatsan “offline oyun” derlerdi belki… Ama bizim oyunlarımızın bağlantısı çok güçlüydü: insana bağlıydı.

Bisikletlerimizle saatlerce dolaşırdık. Sadece kendimizi değil, mahalledeki küçük çocukları da korurduk. Çünkü biz “oyun kurmayı” öğrendik, sadece oynamayı değil. Küçük yaşta öğrendiğimiz en büyük şeylerden biri........

© Haberton