Suların altından: Zeugma
Gaziantep’in tozlu yollarından geçip, Fırat’ın serin nefesini arkanıza alarak o devasa kapıdan içeri girdiğinizde, sadece bir müzeye adım atmış olmazsınız. Siz, aslında iki bin yıl önce yarım kalmış bir akşam yemeğine, sular altında kalmış bir vedaya ve taşın dile gelmiş haline konuk olursunuz. Zeugma Mozaik Müzesi, sadece bir eserler toplamı değil; insanlığın estetikle imtihanının, hırsının ve nihayetinde zaman karşısındaki mağlubiyetinin en görkemli sergisidir.
“Zeugma” kelime anlamıyla “köprü” demektir. Fırat’ın iki yakasını birbirine bağlayan bu antik kent, Roma İmparatorluğu’nun doğudaki en uç kalesi, zenginliğin ve şatafatın merkeziydi. Ancak bugün Zeugma dendiğinde aklımıza gelen ilk şey, o görkemli villaların tabanlarını süsleyen mozaiklerin, suların yükselişiyle başlayan hüzünlü hikayesidir.
Birecik Barajı’nın suları kenti yavaş yavaş........
