menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Şaka Değil, Çıplak Kralın İtirafı

16 0
yesterday

Sevgili doslar,Bir sofrada atılan kahkaha…Bazen bir asrın maskesini indirir.King Charles III, Donald Trump’a dönüp şöyle diyor:“Biz olmasaydık Fransızca konuşuyor olurdunuz.”Trump’ın daha önceki sözü de ortada:“ABD olmasaydı Avrupa Almanca konuşurdu.”Salon gülüyor.Ama tarih, o gülüşün altını kazıyor.Çünkü bu cümleler şaka değil…medeniyet diye sunulan bir düzenin itirafı.________________________________________Bakın haritaya…Arjantin, Peru, Kolombiya…Farklı kıtalar, farklı kökler… ama tek dil: İspanyolca.Bu bir kültürel zenginlik değil.Bu, bir kıtanın hafızasına atılmış mühürdür.Afrika’ya bakalım…Fransa geliyor, arkasında Fransızca bırakıyor.İngiltere geliyor, İngilizceyi yerleştiriyor.Bugün Senegal’de, Fildişi Sahili’nde, Nijerya’da…İnsanlar kendi ana diliyle değil, sömürgecinin diliyle eğitim alıyor.Daha çarpıcısı…Fas ve Cezayir…Bugün sokakta konuşulan dile bakın: Fransızca.Öyle ki bazı kesimlerde Arapça ikinci plana itilmiş durumda.Bu, sadece dil değişimi değil.Bu, kimliğin yavaş yavaş silinmesidir.____________________________________

____Şimdi başka bir sahne açalım.Aynı yüzyıllar…Ama başka bir anlayış.Osmanlı İmparatorluğu…Dağıldıktan sonra ortaya çıkan devletlere bakın:• Yunanistan• Bulgaristan• Sırbistan• ArnavutlukHepsi bugün kendi diliyle konuşuyor.Ve özellikle Yunanistan…Üç yüz yıl Osmanlı idaresinde kaldı.Ama bugün Atina sokaklarında hâlâ Yunanca konuşuluyor.Ne Türkçeye geçmişler,Ne kimliklerini kaybetmişler.Bu, öyle kolay geçiştirilecek bir detay değildir.Bu, tarihin tam ortasına konulması gereken bir gerçektir.________________________________________Peki neden?Çünkü iki farklı anlayış var:Biri gider…Toprağı alır, dili değiştirir, kimliği dönüştürür.Diğeri gider…Medeniyet, barış, adalet ve insanlık götürür.________________________________________Bize yıllarca şunu anlattılar:“Tarihte güçlü olan kazanır.”Doğru.Ama eksik olan şu:Güçlü olan sadece kazanmaz, aynı zamanda hikâyeyi de yazar.Ve o hikâyede: yalan dolan,• Sömürü “medeniyet” olur• Asimilasyon “ilerleme” olur• Sessiz kalanlar “geri kalmış” ilan edilirAma bazen…Bir kral çıkar, bir cümle kurar…Ve o hikâyeyi istemeden bozar.________________________________________Bugün dünya uyanıyor.İnsanlar artık soruyor:• Neden Latin Amerika tek dil konuşuyor?• Neden Afrika’da yerel diller geri planda?• Neden bazı milletler kendi geçmişini bile başkasının dilinden öğreniyor?Çünkü cevap aynı:Sömürü sadece toprakları değil, zihinleri de işgal eder.________________________________________Ve biz…Biz Türkler…Kendi tarihimize başkalarının yazdığı paragraflarla değil,gerçeğin izleriyle bakmak zorundayız.Tarihimize, her türlü karalamaları yapanlar çıkabilir, Türklere iftira atan zavallılar mutlaka olacaktır,Ama bir şey var ki inkâr edilemez:Gittiğimiz yerlerde insanların dilini yok etmedik.Kimliklerini silmedik.Onları kendimize benzetmedik.Bugün Balkanlar’da hâlâ Balkan dilleri konuşuluyorsa,bu tesadüf değildir.________________________________________Hülasa,O sofradaki kahkaha…Aslında bir medeniyet muhasebesiydi.Onlar şaka yaptıklarını sandılar.Ama gerçeği söylediler.Ve çok şükür dünya artık o gerçeği daha net görüyor ve onların yazmış olduğu hikâyelere de, yalanlarına da inanmıyor artık.Mesele, kimin kazandığı değil…Nasıl kazandığıdır.Bugün geriye dönüp baktığımızda, Osmanlı İmparatorluğu sadece bir devlet değildi;bir adalet terazisi, bir denge, bir sığınaktı.Farklı dinlerin susturulmadan yaşadığı,farklı dillerin yasaklanmadan konuşulduğu,farklı kimliklerin korkmadan var olduğu bir dünyaydı.Belki kusursuz değildi… ama bugün aranan birçok değerin adıydı:adalet, merhamet, birlikte yaşama irfanı.İşte bu yüzden mesele sadece bir geçmiş değil…bir özlem meselesidir.Çünkü insanlık, bugün farkında olsun ya da olmasın,gücün zulmetmediği,hâkimiyetin kimlikleri ezmediği,medeniyetin insanı yok etmediği o dengeyi arıyor.Ve o denge…tarihin tozlu sayfalarında değil,vicdan sahibi her insanın kalbinde hâlâ yaşıyor.Kalin Saglicakla,


© Habername