We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Türken Raus / Arap defol

2 0 0
29.04.2022

Dışişleri Bakanlığı verilerine göre Yurtdışında yaşayan 6,5 milyonu aşkın vatandaşımızın yaklaşık 5,5 milyonu Batı Avrupa ülkelerine yerleşmiş bulunmaktadır. Türkiye’ye kesin dönüş yapmış olan 3 milyon kadar insanımızla birlikte düşünüldüğünde yaklaşık 9,5 milyonluk bir kitleyi ilgilendiren, geniş kapsamlı bir göç olgusunun varlığı ortaya çıkmaktadır.

İşin bir boyutu da Türkiye’deki mülteciler konusudur. BM Mülteci Örgütü (UNHCR) verilerine göre “Çatışma, şiddet ve zulüm sebebiyle zorla yerinden edilen kişilerin sayısı küresel çapta rekor düzeylere ulaşırken; Türkiye dünyada en fazla sayıda mülteciye ev sahipliği yapmakta olan” ülkedir. Türkiye, yaklaşık 3,6 milyon kayıtlı Suriye mültecinin yanı sıra 320.000 kadar diğer uyruklardan mülteciye ev sahipliği yapmaktadır.

Bir Yanı Memleket Bir Yanı Gurbet

DiasporaTürk hesabıyla sosyal medyada “Göç ve göçmenlik deneyimleri” üzerinde paylaşımlarda bulunan, Almanya başta olmak üzere gurbette yaşayan Türklerin “hayat hikâyelerine” ustaca değinen Gökhan Duman 11. PERON Bir Yanı Memleket Bir Yanı Gurbet isimli kitabıyla en başından başlayarak Türklerin Almanya’dan başlayan “gurbet” maceralarını “insan öyküleri” eşliğinde anlatır. 30 Ekim 1961’de başlar hikâye…

Federal Almanya’nın başkenti Bonn’un hemen kıyısında küçük bir şehir olan Bad Godesberg o gün Ankara’dan gelen önemli bir heyeti misafir eder. Almanya’nın iş gücüne ihtiyacı vardır. Ama sadece geçici bir iş gücü ihtiyacıdır beklentisi. Ülkesine yerleşip kalacak “yabancılar” değil… Kısa süreli ekonomilerinin yükselişine destek verip ülkesine geri dönecek işgücüne…

Alman ve Türk heyetler orada buluşmadan her şey konuşulmuş ve kararlaştırılmıştı. Türkler “konuk işçi” olarak gelecek, gelenler iki yıl çalışacak, ailelerini yanlarına alamayacak ve iki yıl sonra da misafirlik bitecek ve konuklar ülkelerinde geri dönecekti…

Çok geçmeden İstanbul Tophane’de İsçi ve İşçi Bulma Kurumu binası Almanya’ya büro olarak tahsis edilecek, başlarında Hans Meier isimli müdür elemanlar ve doktorları (Schenkel) buraya yerleşecek ve başvuru kuyrukları uzayıp gidecekti. Büro açık kaldığı sürede 2 milyon 300 bin insanın başvurusu alınacak ve 605 bin dosyaya “uygun” mührü vurulacaktı…

Sirkeci Tren istasyonunda haftada iki gün........

© Habername


Get it on Google Play