Osmanlı’da Kardeş Katlli Meselesi
Osmanlı’da Şehzade Meselesi ve Tarihsel Bağlam
Osmanlı padişahlarının zaman zaman kardeşlerini öldürmesi, günümüz insanı tarafından çoğu kez “acımasız bir taht hırsı” şeklinde yorumlanır. Ancak tarih biliminde “anakronizm” denilen bir hata vardır. Anakronizm, bir olayı kendi dönemi yerine başka bir dönemin değerleriyle yorumlamak demektir.1 Örneğin bugün modern devlet düzeni, insan hakları anlayışı ve hukuk sistemleri ile bir 15. yüzyıl sorununu değerlendirmek, o olayı kaçınılmaz şekilde yanlış anlamaya yol açar. O dönem hanedanların en büyük problemi, devletin parçalanmasıydı. Selçuklularda, Harzemşahlarda ve birçok Türk-İslam devletinde ülüş sistemi2 gereği kardeşlerin aynı anda “devlet ortağı” sayılması, sürekli iç savaş doğurmuştu. Nitekim Selçuklu Devleti bu nedenle sık sık bölündü, kısa sürede parçalandı ve siyasi ömrü uzun olmadı. Osmanlı ise bu tecrübeyi görerek farklı bir yol izledi.
Şehzade İsyanları ve Bağy (İsyan) Hükmü
Osmanlı’nın temel amacı “kardeş katli” yapmak değil, iç savaşı engellemekti. Çünkü şehzadeler sancaklarda yetişirken yanlarında güçlü askerî yapılar kuruyor, tahta çıktıklarında ise diğer kardeşleri çoğu kez isyan ediyordu. Bu durum tarihte defalarca bağy (isyan) hükmüne girmiştir. Kur’an ve İslam hukukunda bağy, devlete isyan etmek anlamına gelir ve büyük bir toplumsal felakete yol açtığı için cezalandırılır. Osmanlı âlimleri de bu durumu böyle değerlendirdi. Yani verilen fetvaların temel sebebi, kardeşin sırf “kardeş olduğu için” değil, devleti parçalama tehlikesi doğurduğu için öldürülmesiydi.© Habername
