VERMEDEN KAZANILMAZ AHİRETİN KAPISI İNFAKTIR... |
İnsan garip bir varlıktır…
Elindekini kaybetmekten korkar, ama asıl kaybın ne olduğunu çoğu zaman fark edemez.
Oysa Kur’ân’ın sarsıcı bir hakikati, asırlar öncesinden bugüne şöyle seslenir:
“Ey iman edenler! Alışverişin, dostluğun ve şefaatin fayda vermeyeceği gün gelmeden önce size verdiğimiz rızıklardan Allah yolunda harcayın…”
Bu ayet üç temel hakikati ilan eder:
İnsan çoğu zaman zamanı sınırsız zanneder.
“Daha var…”, “Yarın yaparım…”, “Biraz daha bekleyeyim…” der.
Oysa gerçek şu ki ;Ömür, sayılı nefeslerden ibarettirHer geçen gün, sermayeden eksilmektirGeriye dönüş yoktur.
Said Nursî bu hakikati şu minvalde ifade eder:
“Geçmiş yok oldu, gelecek ise henüz senin değil; elinde sadece şu an var.”Yani insanın elinde olan tek şey: Şu an yaptığı tercihlerdirVe en büyük yanılgı ise,Sanki hep yaşayacakmış gibi ertelemektir.
İnsan “benim” dediği her şeye dikkatle bakmalı:Malım dediği aslında verilmiştir.
Makamım dediği geçicidir.
Sağlığım dediği her an alınabilir
Hiçbiri insanın kendi üretimi değildir.
Bu yüzden; İmkân sahiplik değil, sorumluluktur.
Emanet ne demektir?Sana ait olmayanAma senden hesaba çekilecek olanYani:Paranın nereden geldiği kadar nereye gittiği de sorulacak
Gücün nasıl kullanıldığı da hesaba dahildir.
İnsan aslında bu dünyada malik değil, emanetçidir.
Dünyada hata yapılır, telafi........