Siyaset Hesap Vermekten Kaçamaz... |
Türkiye’de siyaset giderek daha gürültülü ama daha az hesap veren bir hale geliyor.
Bugün belediyeler üzerinden yürüyen tartışmalar aslında çok daha büyük bir sorunun göstergesidir.
Siyasette hesap verebilirlik bir ahlâktır.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanı Özgür Özel, son dönemde birçok belediye hakkında yürütülen soruşturmaları “siyasi operasyon” olarak nitelendiriyor.
Peki mesele gerçekten sadece siyaset mi?
Eğer ortada hiçbir sorun yoksa yapılması gereken çok basittir.
Belgeler ortaya konur, iddialar tek tek cevaplanır ve milletin vicdanı rahatlatılır.
Ama Türkiye’de siyaset çoğu zaman farklı bir yol izliyor.Soruşturma açıldığında ilk refleks savunma değil, cephe oluşturmak oluyor.
Oysa mesele parti meselesi değil.Belediyelerde harcanan para ne CHP’nin kasasından çıkıyor ne de başka bir partinin kasasından.
O para milletin vergisidir.Bu yüzden kim olursa olsun;bir belediye başkanı hakkında ciddi iddialar ortaya çıkmışsa cevap vermek zorundadır.
Mahkeme salonları şov yapma ,slogan atma alanı değildir.
Bugün Türkiye’de iktidarın başında Recep Tayyip Erdoğan bulunuyor ve siyasetin en temel tartışması yine hesap verme meselesi etrafında dönüyor.
İktidar partisi kendi devri döneminde kazandığı belediyelerde yaşanan yolsuzlukları örtbas edemez.
İktidar da muhalefet de aynı soruyla karşı karşıyadır.Hesap Vermekten kimse kaçamaz kimse imtiyazlı değildir.
Milletin parasını kim nasıl kullanıyor?
Demokrasi sadece seçim kazanmak değildir.Hiç kuşkusuz gerçek demokrasi, kazananların da hesap verebildiği bir sistemdir.
Türkiye’nin ihtiyacı olan şey;slogan atan siyasetçiler değil,millete karşı şeffaf olan yöneticilerdir.Çünkü millet artık sadece konuşan değil,hesap veren siyasetçi görmek istiyor.
Ve unutulmaması gereken bir gerçek var;Bu ülkede hiçbir makam,hiçbir siyasi partive hiçbir siyasetçimilletin emanetinin üstünde değildir.