Risale-i Nur Perspektifinden Nefis, Tevazu ve Islah Meselesine bakış... |
Risale-i Nur’un temel düsturlarından biri şudur ;
Islah, başkasından önce insanın kendi nefsinde başlar.
Çünkü nefis, en yakın düşman;
en zor terbiye edilendir.
Bediüzzaman Hazretleri’nin ifadesiyle, insanın en büyük vazifesi
“nefsini ıslah ve kalbini tasfiye” etmektir.
Bu idrakten uzak bir davet ve irşad, hakikatten ziyade nefsin gizli paylarını besler.
“Kendi nefsini ıslah edemeyen başkasının nefsini ıslah edemez”
hakikati, Risale-i Nur’da hal ile tebliğ prensibiyle karşılık bulur.
Çünkü Nur Talebesi için esas olan, konuşmak değil yaşamaktır.
Nefis sözle değil, hâl ile ikna olur. Yaşanmayan hakikat, muhatabın kalbine tesir etmez.
Kur’ân’ın
“Yapmadığınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?” (Saf, 2)
ikazı, Risale-i Nur’da samimiyet ve ihlâsın mihenk taşıdır.
Risale-i Nur’da nefis, ene kavramı üzerinden tahlil........