Çocuklarımızı Türk Dizilerinden Neden Uzak Tutmalıyız?
Televizyon artık sadece bir eğlence aracı değil, zihinleri şekillendiren bir eğitim merkezidir. Ancak ne yazık ki bu “eğitim”, çoğu zaman çocuklarımızın ruh dünyasına zehir gibi işliyor. Özellikle son yıllarda Türk dizileri, toplumun aynası olmaktan çıkmış; şiddeti, ihaneti, çıkarcılığı ve sahte yaşamları normalleştiren bir “ahlak dışı laboratuvarına” dönüşmüştür.
Bir düşünelim: Akşam vakti, aile sofrasından sonra televizyon açılıyor. Ekranda bağırışlar, kavgalar, entrikalar, silahlar, ihanet sahneleri… Çocuk ise yan koltukta, gözlerini ayırmadan izliyor. O an farkında değiliz ama çocuğun zihninde “normal” algısı sessizce değişmeye başlıyor.
1. Şiddet, Dil ve Davranış Bozulması
Dizilerdeki küfürlü konuşmalar, öfke patlamaları ve kaba davranışlar, çocukların diline ve tavırlarına doğrudan yansıyor.
Küçük yaşta izlediği karakteri “kahraman” zannediyor; onun kullandığı kelimeleri, tavırları taklit ediyor. Bu durum sadece dil bozukluğuna değil, saygı eksikliğine ve duygusal körlüğe de yol açıyor.
2. Aile ve Evlilik Algısının Bozulması
Neredeyse her dizide ihanet, boşanma, gizli ilişkiler ya da menfaat üzerine kurulu evlilikler........

Toi Staff
Sabine Sterk
Gideon Levy
Mark Travers Ph.d
Waka Ikeda
Tarik Cyril Amar
Grant Arthur Gochin