TEEMMÜLDEN TEKEMMÜLE-13: Teemmül, Fuad ve Basiret |
Makalenin görüntülü analizi için linki tıklayınız: https://www.youtube.com/watch?v=WaC79NPM2Hw&list=PL-0Wmz7wSlx1YagVDVUoe63ohIqehfAdS&index=13
Bir önceki durağımız olan Teakkul aşamasında; dağınık duran verileri, inançları ve bilgileri hatta düşünceleri birbirine bağlayarak bir bütün haline getirmiştik. Bakmayı görmeye, görmeyi anlamaya, anlamayı hatırlama ile birlikte itibar etmeye, itibarı ise tedbir almaya bağlamıştık. Bu bağlantı alt düşüncelerden oluşan bir üst düşünce formu idi. Bu bağlantıya akletme yani teakkul demiştik ve adeta mükemmel bir "araba" montajı yapıp kullanmaya benzetmiştik.
Bu benzetmeyi Düşünce Kuruluşlarının bir araya gelerek bir Düşünce Platformu oluşturmasına da benzetebiliriz. Hatta bu, bir benzetme değil belki de ta kendisi olur. Çünkü bunların her biri kendi içlerinde aynı metodoloji ile alt düşünceler üreten düşünce kuruluşları gibi çalışıp daha üst bir düşünce üretmektedirler. Bu şekildeki eklemlenmeye teakkul yani akletme demiştik. Bu eklemlenme selim akıl sahiplerinde öyle eğreti bir şekilde değil tam organik bir bağ ile gerçekleşmektedir. Sıradan akla sahip insanlar, bakar ama göremez, görür ama anlamaz, anlar ama yanlış sonuca varır veya doğru çıkarım yapsa dahi tedbir yerine idbar eder yani sırt çevirir.
Araba metaforu ile ilerlersek; artık araba çalışabilir hale geldi (yani akletmenin unsurları yerleşti) hatta arabayı kullanabiliyoruz, ancak, o arabayı amacına uygun bir şekilde ve hak ettiği bir şekilde kullanmak gerekir.
Düşünce Platformu benzetmesiyle ilerlersek; düşünceler bir araya geliyor ortak kararlar alıp eyleme geçiyorlar. Ama eylemin sonucu uzun süre izlenip, analiz edilip iyileştirmeler yapılmıyorsa yani bir “emel” bir amaç doğrultusunda sonuç alınıncaya kadar kalite kontrol süreçleri işletilmiyorsa iş tesadüfe bırakılmış ve o güçlü birlikteliğin emekleri güçlü bir eyleme dönüşmemiş demektir. Geri beslemeler yaparak sonuç üzerinden tekrar iyileştirmeler yapmak yani adeta ARGE yapmak teemmüldür. Dolayısıyla Teemmül, teakkul’un çokça yapılmasıdır. Bir emel ve amaca ulaşana kadar sürdürülmesidir.
Osmanlı müftilerinden Kemalpaşazade’nin şu şiiri oldukça manidardır;
Tîz olma teemmül kıl (tiz olmak: aceleci davranmak)
her hâle tehammül kıl
Allah'a tevekkül kıl
tedbîri bozar takdîr
Takdir tedbiri bozuyor ise “akletmenin ne anlamı var ki” diye bir soru da akla gelebilir. Akletmeyi nazar ile başlatıp tedbir ile bitirirsek bu soru makul karşılanır.........