DÜĞÜNLERDE İSRAF VE GÖSTERİŞ |
Bir önceki makalemde, DÜĞÜN VE NİKÂHLARIMIZ adı altında, geçtiğimiz yaz aylarında çokça katıldığım düğünlerdeki gözlemlerim ve tecrübelerim ışığında görüşlerimi serdetmiştim. Bu makalemde ise önümüzdeki yıllarda düğün yapacak dostlara bir kılavuz ve hatırlatma olması amacıyla ‘’ Nasıl düğün yapabiliriz?’’ üzerine kafa yormaya çalıştım.
Öncelikle toplumun temel taşı olan ailenin temelinin atıldığı bir konuya dikkat çekerek, üzerimize giydirilmeye çalışılan deli gömleklerinden birini çıkarmaya gayret etmek istiyorum.
Maalesef günümüzde devasa bir düğün endüstrisi oluştu: Gelinlik, damatlık, nişanlık, kuaför, kozmetik, çiçek, müzik, kamera, davetiye, takılar, ev döşemesi, balayı, düğün mekânı… Salon mu olacak, köşk mü, yalı mı, kır düğünü mü, feribot mu? Derken düğünler, adeta bir güç ve servet gösterisine dönüşmüş durumda.
İki saatliğine giyilen pahalı gelinlik ve damatlıklar, hiçbir işe yaramayan tabak setleri, kullanılmayan dantelli havlular, ayda yılda bir kullanılan misafir odaları... Bütün bunlar, bize yabancı bir dünyanın; egoizmin, savurganlığın ve enaniyetin bir yansıması veya eziklik duygusunu bastırma hareketleri gibi görünmektedir bana.
Kısacası, henüz yolun başındayken ‘’Başkaları ne der ?’’kaygısıyla yapılan meşakkatler sonucu evlilik çekilmez hâle getiriliyor. “Ömürde bir kere” denilerek yapılan israf ve düğünlerdeki gereksiz harcamalardan kaynaklı ekonomik sıkıntılar, kalp kırıklıklarına, tartışmalara yol açıyor. İki kişi çalışmasına rağmen maaşlar krediye, evin ihtiyaçlarına, kiraya giderken ekonomik sıkıntılar yüzünden birbirlerini kalpleri kırılıyor. Evde kavgalar başlıyor ve ne yazık ki boşanmalara sebep olabiliyor
Düğünlerde, “Allah rızası” yerine “El âlem ne der!” anlayışı hâkim olunca herkesin şikâyet edip ama yine de ağına düştüğü tuhaf bir cendere sonucu rahmetin yerini zahmet, muhabbetin yerini nefret, bereketin yerini borç almaktadır.
Bu nedenle de evlilikten korkan, evlilik korkusunu üstünden atamayan, geciktiren yeni bir gençlik akımıyla karşı karşıyayız… Oysa geciktirilen ve zorlaştırılan her evlilik gençliğe yapılmış en büyük kötülüktür. Burada mesele sadece lüks ve israf........