Kendini Kaybeden Nesiller Geliyor

Kendini kaybeden millet duydunuz mu? Ben duydum uzaklara gitmeden. Televizyon ekranlarına fırsat verilmeden sokağa çıkmamla, başlıyor hikayeler.

Siz de durum benim gördüklerimden farklı değildir. Bazen telefonun arkasındaki kişilerin depresif hallerini hissediyorsunuzdur. Aslında bu hissetmek güzel bir şey. Karşıdaki kimse bunu size hissettirebiliyorsa her iki taraf adına da güzel duygular. İşte siz hala canlı insansınız. Evet yanlış duymadınız insansınız.

Öyle bir hal aldıki kimse kimseyi görmüyor. Görmemezlikten gelmek deyimi bile yavan kalıyor yaşanılan olaylara. Aç insanın halini aç insan, eşekten düşenin halini eşekten düşen anlar gibi bir duygu kalıyor geriye.

Çaresizliklik diye tabir ettiğimiz birçok olay insanların tembel yaşama sevdası neticesinde ortaya çıkıyor. Çalışmadan para kazanma sevdası, bazen de kendini salma halleri. Öyle bir hal aldı ki tembel olduk kendimizi kaybettik. Saldırganlaştık, artık kimse kimseyi görmüyor hallerine geldik. Örnek bile vermekten utanıyorum! Anne, baba, evlat gözünü kırpmadan öldürüyor. Bu neyin hırsı?

Araştırmalarımın doğrultusunda suç dosyası kabarık kimselerin özel hayatlarına baktığımızda ailesinde sevgi görmeyen kimseler olduğu görülüyor. Ailesi olmayanlar ve ailesi olup aile olamayan kimseler olarak ikiye ayrılıyor. Yine bu kimselerin anne ve babalarının da dosyası açık oluyor.

Bu gibi olaylara baktığımızda ailenin önemini görüyoruz. Bugün Türkiye de aile yapısı nasıl? Bu kurumu iş kura çevirdiler desem yalan olmayacak. Bu evlilik olmadı, sıradaki!!

Eğitim ailede başlar derken işte bunu söylüyoruz. Bir anne evladına hırsızlık........

© Habername