Ben Çocukluğumu Yaşamadım Ki! |
Bir soru bazen tüm kapıları açarken bazen de o kapılar yüzüne aniden kapanır.
Filistinli bir çocuğa sorulan soru karşısında verdiği cevap adeta dinleyenlerin yüzüne tokat gibi indi.
Bu soruyu duymadan büyümeyen kalmamıştır. Bizden sonraki nesillere de bizler sormuşuzdur ama kimse bu soruyu soran kişinin duyacakları kadar etki yaratacak bir cevap duymamıştır.
“Büyüyünce ne olmak istersin?” Diye bir soru yöneliyor.
“Biz Filistinli çocuklar büyüyemeyiz. Her an vurulabilir, yolda yürürken kendimizi vurulmuş bulabiliriz. İşte Filistin’de hayat böyledir.”
Her birimizin not defterlerinde geleceğe ait planlar vardır. Bazen 2 haftanın planı bazen 3 gün sonraki işlerin planı tutulurken. Onlar saniyesine yaşadıkları anın hayalini bile kuramaz oldular. Yaşı 11-12 yaş olan bir çocuğun dudaklarından dökülen cümleler bunlar olmamalıydı. Çocuk hakları diye yaygaracılık yapan ülkelerin öldürmek için sırada beklediği çocuklardan bu cümleler çıkıyordu.
Müslüman olmanın verdiği büyük teslimiyeti o yavrumuzda hissetmemek mümkün değildi. Onu diri tutan tek güvendiği müslüman olarak öleceğinin verdiği bir teslimiyetti.
Bugün düşündüğümde eğer ahiret inancımız olmasaydı bugün bu kadar güçlü duruş sergileyemezdik. Kendimi elbette ki bu güzel yavrunun yerine koymayı bırakalım yanından bile geçemem. Bizim evlatlarımız bu cümleleri konuşurken bile ağlarlardı eminim. Ama Rabbim onlara öyle büyük teslimiyet bahşetmiş ki genci, yaşlısı, çocuğu dik duruşlarıyla herkes etkiliyorlar.
Onlarda olup bizde olmayan çok şey var. Baktığımız zaman somut eksiklikleri görsek de bizlerde olmadan soyut duyguların hepsi onlarda vardı. Özellikle de dünya hayatına kapılarını çoktan kapamışlardı. Buda onların bu dünyada yaşamalarını kolaylaştırıyordu.
Savaşın ortasında çocuk olanların dudaklarından dökülenler.
“Biz ölsekte kazanacağız, kalsak da. Ölsek şehit olacağız, kazansak özgür.”
“Cennete gidince hepinizi Allah'a........© Habername