MUHTEREM KARDEŞİM
Değerli dostlar bir değerimizi daha kaybetmiş bulunuyoruz. Bu sıralar hayat ve ölüm hakkındaki yanlışlar yazılarımı yazarken uzun zamandır karşılaşamadığım ve görüşemediğim iki arkadaşımın daha doğrusu kardeşimin haberini aldım. Önce bana iki üç ay önce kardiyolojide isim soran Antalyalı Durali Özarslan’ın vefat haberini aldım. İki gün sonra da Muhterem Ercan kardeşimin haberini aldım. Allah ikisine de rahmet eylesin. Muhterem de Durali de dünya sürgünlerini tamamladılar ve Rahmeti Rahmana kavuştular. Muhteremin kolon kanseri oluşunu onun için şehitlik vesilesi olduğuna inanıyorum. Muhterem GATA da inancından imanından dolayı çok çile çekti, çok sıkıntı yaşadı. Oradan da sabırlı oluşu ile manevi derecesinin yüksek olduğuna inanıyorum. Selahattin Semiz kardeşim Muhterem Ercanı öyle mükemmel bir şekilde anlattı ki benim yazacaklarımın çok önemi kalmadı. Ama bir kardeşimin arkasından birkaç hatıramızı da yazmamak da olmayacak. Bu konuda beni uyaran Hür Mahmut Yüceer Hocama teşekkür ederim. Muhterem ile Hatıralarım1.Muhterem Ankara’da ben İstanbul’da idik. Bir gün bana telefon etti. Yıl 1986 veya 87 olmalı. Bana Hocaefendi’nin koltuk altında terbezi karsinomu varmış. Burada bir şey yapamıyoruz sen orada gerekeni yap dedi. Ben bunun üzerine KBB Uzmanı Op. Dr. Ahmet Çetinle görüştüm. Kitleyi çıkarıp patolojiye göndermiştik. 2. Van’a ilk defa müracaat ettiğimde dilekçeyi Konya’ya Dursun Odabaş’a göndermiştim. Dursun Bey kurucu dekandı. Dilekçeyi Konya’dan Van’a gönderecek veya götürecekti. Van’a vardığımızda dilekçemin kaybolduğunu gördük. Muhterem bilgisayarda hemen çarçabuk yeni bir dilekçe hazırladı. Tekrar dilekçe........
