YAZIK OLDU UMUTLARA, HAZAN DÜŞTÜ YARINLARA

( Turnuvaya katılmayı hak ettiğimiz zaman milletçe ne çok sevinmiş ne çok sürurlanmıştık...)

Genelde Asya toplumları, özelde ise Türk milleti duygularıyla yaşayan bir millettir. Mantığın keskin çizgilerinden, bilimin soğuk ve net hükümlerinden ziyade kalbin ve gönlün sesine kulak veririz. Olaylara da insanlara da çoğu zaman romantik bir pencereden bakarız. Bunun iyi mi kötü mü, faydalı mı zararlı mı olduğunu kesin çizgilerle ölçmek mümkün değildir. Zira kimi zaman duygularını rehber edinen insanlar ve milletler, yalnızca aklı ve hesabı önceleyenlerden daha büyük başarılara da imza atabilirler.

Ancak dünya hayatının ölçüleri içinde bakıldığında; aklı, bilimi ve mantığı önceleyen toplumların daha fazla maddi başarı elde ettikleri bir gerçektir. Elbette burada kastettiğim başarı; servet, güç ve zafer gibi dünyalık neticelerdir. Yoksa hakiki başarı da ebedî zafer de sonsuz âlemde belli olacaktır.

Bu satırları, Millî Futbol Takımımızın bu sabah yaşadığı büyük hayal kırıklığının ardından kaleme alıyorum. İkinci yarıda on kişi kalan Paraguay karşısında alınan mağlubiyet, milletçe hepimizin yüreğine bir kor gibi düştü. On kişilik rakibe yenilmemize mi üzülelim, turnuvanın en erken gollerinden birini yememize mi hayıflanalım, bilemiyorum.

Belki bazıları, "Bu kadar büyütmeye gerek yok, neticede futbol..." diyebilir. Fakat ben bunu........

© Habername