Nihayet Beyaz Urbasını Giydi

Konya, bilinenin aksine yalnızca büyük ve geniş bir ovadan ibaret değildir. Büyük bölümü böyle olsa da Torosların bir kısmı onun sınırları içindedir. Hadim, Taşkent, Beyşehir, Seydişehir gibi ilçeleri; yüksek dağlara, derin vadilere ve geniş ormanlara ev sahipliği yapar. Mesela benim köyümün yaylaları, Alanya’ya Konya merkezden daha yakındır.

Konya şehir merkezi dümdüz bir arazi üzerine kurulmuştur; lakin batısında Loras, Takkeli ve Bozdağlar yükselir. Bunların en yükseği ve en heybetlisi Loras Dağı’dır. (Kendisi Takkeli’nin abisidir!)

“Kar Yağmıyor Yüce Dağlar başına…”

Türkiye’nin birçok şehri gibi Konya da beyaza hasret. Konya kara özlem duyuyor. Tıpkı şehir merkezi gibi Konya Ovası da, Loras Dağı da, Takkeli Dağ da, Bozdağ da aynı hicranı yaşıyor.

Beyaz Urba Ona Çok Yakışıyor

Yıllardır Loras’ı beyaz elbisesiyle, ak cübbesiyle görmüyorduk. Nihayet dün gece beyaz libaslarını giymiş. Bu urba ona pek yakışır. Konyalıları sevindiren bu manzara, inşallah hayırlara vesile olur.

Ben dağları çok severim. Bu sebeple hikâye kitabıma “Loras’tan Gelen Mektup” adlı bir hikâye ekledim. Dağlar üzerine birkaç deneme de kaleme aldım. Dün ise epeydir aradığım bir dağ şiirini nihayet buldum. Merhum Arif Nihat Asya, bir şiirinde Mimar Sinan’ın Süleymaniye’yi inşa ederken kendi köyü olan Kayseri’nin Ağırnas’dan Erciyes’e baktığında gördüğü manzarayı, kalfalık eseri Süleymaniye’de........

© Habername