Akaryakıt Pompalarında En Çok Konuşulan İki İsim: Trump ve Netanyahu
(Dünya nüfusu Mart 2026 itibarıyla yaklaşık 8,3 milyar, dünyadaki “çekirdek” Yahudi nüfusu ise yaklaşık 16 milyon imiş. Hesap kolay olsun diye buna 20 milyon diyelim. Yani dünyada Yahudi olmayan nüfus 8 milyar 280 milyon. Bu bilgiler aklımızın bir köşesinde dursun.)
İnsanlık tarihi savaşlarla doludur. Savaşlar, devletlerin ayrılmaz birer gölgesi gibidir. Dün de böyleydi, bugün de böyle. Tarih, haklı haksız, büyük küçük birçok harbe sahne olmuştur. Çok geçmişlere gitmeye gerek yok. (Mesela Avrupa’daki Yüz Yıl Savaşları ve Otuz Yıl Savaşları, yaklaşık 200 yıl süren Haçlı Seferleri, dünyayı kasıp kavuran Moğol istilaları…) Daha dün denilebilecek bir dönemde I. Dünya Savaşı ile II. Dünya Savaşı yaşandı. Bu iki büyük savaşta yaklaşık 60 milyon insan öldü. Peki, bu iki büyük yıkımdan sonra savaşlar durdu mu? Hayır. Büyük küçük birçok savaş günümüzde de devam ediyor.
Şu anda yaşanmakta olan; İsrail’in başını çektiği Gazze katliamları ve ABD ile İsrail’in, daha bir yıl önce birçok üst düzey yöneticisini öldürdükleri, önemli askerî ve ekonomik noktalarını bombaladıkları ve ardından da; “İran’ı mahvettik. Nükleer santralleri başta olmak üzere askerî tesislerini kullanılamaz hâle getirdik. İran artık kendine gelemez…” dedikleri İran’a tekrar saldırmalarıyla başlayan savaş, tüm dünyayı olumsuz etkilemeye devam ediyor.
“BARIŞ SAVAŞTAN HAYIRLIDIR”
Her savaş bir yıkım demektir. Kur’an’da savaş ile ilgili birçok ayet, İslam tarihinde ise savaş pratiği ile ilgili fazlaca misal vardır. İşte o ayetlerden bazıları:
“Size karşı savaş açanlara siz de Allah yolunda savaş açın! Fakat haddi aşmayın! Muhakkak ki Allah, haksız yere saldıranları sevmez.” (Bakara 190)
“Savaş hoşunuza gitmediği hâlde size farz kılındı. Hoşlanmadığınız bir şey çoğu kere sizin için hayırlı olabilir. Yine sevdiğiniz bir şey de çoğu kere hakkınızda şer olabilir. Allah bilir, siz bilemezsiniz.” (Bakara 216)
“Ey inananlar! Onlara karşı gücünüzün yettiği kadar Allah’ın düşmanını ve sizin düşmanlarınızı yıldırmak üzere kuvvet ve savaş atları hazırlayın...” (Enfal 60)
(Kraliçe Belkıs) şöyle dedi: “Krallar bir memlekete girdikleri zaman orayı harap ederler...” (Neml 34)
Rabbimizin tüm insanlığa gönderdiği son din İslam, onun kitabı Kur’an ve son elçi Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (sav) konu ile ilgili ayetleri, hadisleri ve uygulamaları bizlere ve tüm dünyaya bu konuda da güzel örnekler sunmaktadır. Kur’an’ı okuyup anlayan, siyer tarihini öğrenen herkes bunu bilir.
SAVAŞIN BEDELİNİ 8 MİLYAR İNSAN ÖDÜYOR
28 Şubat 2026 günü Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail, İran’ın çeşitli şehirlerine yönelik geniş çaplı hava saldırıları yapmaya başladı. Bu savaştan kısa bir süre önce de ABD Başkanı Donald Trump, 3 Ocak 2026’da Venezuela’ya saldırmış, Devlet Başkanı Nicolás Maduro ile eşi Cilia Flores’i kaçırarak ABD’de hapsetmişti.
Tüm dünyayı ve 8 milyardan fazla insanı ekonomik yönden zarara uğratan, birçok firmanın batmasına, birçok ülkenin başta ekonomi olmak üzere birçok alanda perişan olmasına neden olan bu savaşın nedeni ne? Ne oldu da tüm dünyayı ateşe atan, fakirliğe sürükleyen, 8 milyar insanın cebine ateş düşüren bu acımasız saldırılar, bombalamalar ve çoluk çocuk demeden öldürmeler başladı? Daha dün denilecek bir dönemde “İran’ı yendiklerini, onu perişan ettiklerini” söyleyen Netanyahu ile Trump niçin tüm dünyayı kaosa ve fakirliğe sürükleyen bu savaşı başlattılar?
Şimdiki savaşlar eskisi gibi değil. Çünkü eskiden yapılan savaşların etkisi ya iki devleti ya da bir bölgeyi ilgilendiriyordu. Şimdi öyle mi? Hem uluslararası ticaretin çok gelişmesi hem de iletişimin zirveye çıkması, en küçük haberin anında dünyaya yayılmasına ve en ufak kıvılcımın bile tüm dünyayı etkilemesine neden oluyor. 8,3 milyar insan şimdi şunu soruyor:
ABD ve İsrail ne yapmak istiyor?
Azıcık aklı olan, minnacık vicdana sahip herkes şunu görüyor (veya görmeli): “İsrail ve onun Siyonist yöneticileri barışın, huzurun ve esenliğin baş düşmanıdır.” İnsanlık düşmanı bu anlayış yaşadıkça ve güçlü kaldıkça dünyaya ve insanlığa gerçek huzur gelmeyecektir.
Her şeyi bir yana bırakın: Bugün dünya ekonomisinin en önemli girdilerinden biri olan petrolün bu zalimler yüzünden pahalanması karşısında, pompaya yaklaşan ve cebi yanan herkes bu savaşın müsebbiplerine rahmet mi okuyor, yoksa başka şeyler mi söylüyor?
Biz müminler biliriz ki dünyada meydana gelen büyük küçük her olay kader dâhilindedir. Siyonistler kendilerini çok güçlü ve çok akıllı sanıyorlar. Lakin aklın yanındaki kalp gerçeğinden mahrum olduklarından hakikati göremiyorlar. Hakikat şu: Yüz yıldan fazladır tüm dünyaya kendilerini “masum, mazlum ve ezilen” olarak kabul ettirmişlerdi. Bu son zulümleriyle bu yalanı (propagandayı) kendi elleriyle yıkıyorlar. Tarihte sıkça düştükleri kötü durumlara yeniden düşecekler gibi.
