300 YIL SÜREN FETRET DEVRİ OLUR MU? |
( Kıyas için bir tespit: 1402 yılında Timur’a yenilen Osmanlı Devleti, Fetret Devri’ne girdi. On bir yıl süren iç mücadelelerin ardından bu dönem sona erdi; Osmanlı toparlandı ve yalnızca kırk yıl sonra, 1453’te İstanbul’u fethederek yeni bir çağ başlattı.)
Yazımın hemen başında şu uyarıyı yapmak isterim;
bu satırlar bizleri ümitsizliğe, korkuya ve bıkkınlığa sevk etmemeli. Yazıdaki gerçek sebeb durum tespiti içindir. Çünkü biz Müslümanız. “Allahtan ancak kafirler ümit keser”
RABBİMİZİN VAADİ HAKTIR
Bizler; sonsuz güç ve kudret sahibi, eşi ve benzeri olmayan; “Ol” deyince olduran, “öl” deyince öldüren; ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkaran; zamanı, felekleri ve tüm evreni (galaksileri, yıldızları, dünyayı) elinde bir tespih gibi çeviren; ezelin, bugünün ve ebedin sahibi olan Allah’a iman ediyoruz.
Bu dünyayı geçici bir durak, ahireti ise asıl ve sonsuz yurt olarak yaratan Rabbimize inanıyoruz. Kur’an’da da Peygamberimizin hadislerinde de müminlere yardım ve zafer vaat edilmiştir.
Bu hakikat ortadayken şu soruyla yüzleşmek zorundayız:
Genelde Ümmet-i Muhammed, özelde ise biz Müslüman Türkler, neden yaklaşık üç yüz yıldır sürekli gerileyen, mağlup olan, toprak kaybeden, acı çeken bir konumdayız? (Müslüman Türkleri özellikle vurgulamamın sebebi ırkçılık değildir. Bunun nedeni; ümmeti en son derleyip toparlayan, yöneten ve dünyaya nizam veren millet olmalarıdır. Selçuklu, Osmanlı ve Babür bunun tarihî delilleridir.)
Rabbimizin vaadine, Resulullah’ın müjdesine neden nail olamıyoruz? Kur’an bu konuda son........