menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Buhara’dan Bir Nefes

6 0
08.12.2025

​Uzun yıllar Seydişehir'de yaşadık. Havasını kokladık, suyunu içtik. Şimdi çok sık gidemiyoruz. Bir hasta ziyareti münasebetiyle yolumuz tekrar oraya düştü. İnsan özlediğini hissediyor.

Öğle namazımızı Seyyit Harun Veli Camii'nde kılmak istedik. Bu cami Anadolu'nun ahşap işçiliğinin sade örneklerinden birisi. Namaz kılacak adam varsa kılınacak mescidi bulmak zor değildir. Anadolu’da adım başı bir camiyi bulmak çok kolay. Ama biz hem namaz kılacağız hem de hicretin ve fedakârlığın özel bir örneğini ziyaret edeceğiz.

Önce bahsettiğimiz ismi ilk kez duyuyor olma ihtimaline binaen size kısa bir bilgi aktaralım. .

Baba tarafından İmam Mûsâ el-Kâzım’ın, anne tarafından Veysel Karanî’nin soyundan geldiği ifade edilir. Horasan civarında âdil bir hükümdar iken gaipten gelen bir sesle kendisine “Anadolu’ya giderek Küpe dağı” civarında bir şehir kurmasın emredilir. Nasıl bir teslimiyettir ki saltanatı bırakır ve hiç bilmediği bir memlekete doğru yola çıkar.

Bir bulutun rehberliğinde Bağdat’a gelir. Kırk gün Bağdat’ta kaldıktan sonra Konya’ya gitmek için yola çıkar. Yol boyunca Türkmen nüfusun yoğun olduğu bölgelerde pek çok köy ve bu köylerde tekkeler kurar. Nihayet 702 (1302) yılı civarında Konya’ya gelir. Yaklaşık iki yıl Konya’da kalıp 705 (1305) yılının ilkbaharında Küpe dağı civarına ulaşır.

Şehrin ilk nüvesi olarak kale, mescit, medrese, zâviye, hamam ve bazı evler inşa eder.

Ölümüne yakın halifelerini irşat için değişik bölgelere........

© Habername