SAHİBİM |
“De ki: Ey mülkün sahibi Allah’ım! Mülkü dilediğine verirsin, dilediğinden çekip alırsın.”
Benim O’na verecek hiçbir şeyim yok. O’nun bana verdiği kulluktan başka.
Akşam. Bir evin kapısının önünde bir kedi oturuyor.
Kulakları dikilmiş. Sokaktan geçen yüzlerce ayak sesinin arasından birini bekliyor. Bir araba duruyor, bir kapı kapanıyor, merdivenden ayak sesleri geliyor. Kedi ayağa kalkıyor.
Daha kapı açılmadan biliyor: gelen sahibi.
Onu ayak sesinden tanıyor. Kokusundan, sesinden, anahtarı kilide sokuşundan tanıyor. Kapı açılınca bacaklarına sürünüyor, başını sürtüyor, peşinden odadan odaya yürüyor.
Bir kedi sahibini böyle tanıyor.
Bu seride hep aynı cümleyle bitirdik: “...Sahibini bilenlere selam olsun.”
Ateşin Sahibi. Toprağın Sahibi. Suyun Sahibi.
Peki o Sahip kim? Ne kadar tanıyoruz?
Kapıdaki kedi kadar tanıyor muyuz?
Kedilerin bir huyu daha var: mama kabı boşalınca miyavlarlar. Sahiplerini en çok o zaman ararlar.
Sınav salonundaki Yusuf’u hatırlayalım. Titreyen eller, kıpırdayan dudaklar, o zor anda gelen samimi dualar. O sabah kabı boştu; Sahibini aradı. Sonra sınav bitti, kap doldu. Sahip unutuldu.
O’nu hastane koridorunda, deprem gecesinde, çocuğun ateşi düşmeyince arıyoruz.
Kapıdaki kedi ise karnı tokken de bekliyor.
Oysa Sahip kendini bize tanıtmış. İsimleriyle.
Bu seride O’nun isimlerinin kapısından geçtik, belki farkında olmadan.
Mayada Musavvir’i gördük: çamura şekil veren, sonra üfleyen. Ateşte Hâlık’ı: ateşin ağacını yaratan. Toprakta Rezzâk’ı: tohumun kabuğunu çatlatan, başağı dolduran. Suda Muhyî’yi: her canlıyı sudan diri kılan. Havada Latîf’i: görünmeyen nefesi her an ciğerimize ulaştıran. Günahta Tevvâb’ı: “Biz kendimize zulmettik” diyene dönen.
Kedi sahibinin adını bilmez. Ama onu tanır.
Biz Sahibin isimlerini biliyoruz. Kaçını tanıyoruz?
Rezzâk’ı biliyoruz, ama rızık daraldığında ilk kapısını çaldığımız O mu? Mâlikü’l-mülk’ü biliyoruz, ama tapuyu yine kendi adımıza yazdırıyoruz.
Öbür yakada Jozeflerin bir kısmı ev sahibini evden çıkarıp tapuyu kendi adlarına geçirdi. Bir filozofları “Tanrı öldü” dedi. Sahibi yokmuş gibi yaşamak bir düşünce biçimi........