PARAÇUKKA
Sınır kapısında iki masa vardı.
Birinci masada mal beyannamesi dolduruluyordu. Memur her satırı ışığa tutuyor, her rakamı iki kez sayıyor, virgülleri bile tek tek soruyordu.
İkinci masada iman beyannamesi vardı. Tek bir satırdan ibaretti: "Dininiz?" Herkes aynı kelimeyi yazıyordu. Memur kâğıda bakmadan damgayı basıyordu.
Şaşkınlığımızı görünce açıkladı: "Burada herkes Müslüman, bakmaya gerek yok. Mal öyle değil. Mal herkeste başka."
Paraçukka Cumhuriyeti'ne böyle girdik.
Adını kimin koyduğu bilinmez. Rivayete göre iki kelimeden birleşmiştir: para ve çukur. Paraçukkalı ömür boyu birincisinin peşinden koşar, sonunda ikincisine düşer.
Anayasanın ilk maddesi açıktır: "Paraçukka laik bir cumhuriyettir." İkinci maddesi hiç yazılmamıştır. Gerek görülmemiştir, çünkü herkes ezbere bilir: Paraçukka faizli bir cumhuriyettir.
Halkı Müslümandır, sistemi laiktir. Halk sistemi, sistem halkı pek tanımaz. Ama vergi zamanı birbirlerini hemen bulurlar.
Devlet hiçbir dine mensup değildir. Yalnız faize karşı son derece hoşgörülüdür.
Paraçukka'da Müslüman olmak kolaydır, nüfus kâğıdında yazar. Müslümanca yaşamak ise ayrı iştir. Onun için ayrıca başvuru yapılır, sıra beklenir, dosya çoğu zaman eksik bulunur.
Cuma burada tatil değil, moladır. Mümin Rabbinin huzuruna öğle arasında çıkar. Huzurdan ayrılırken saatine bakar.
Ev almanın iki yolu vardır: faizle almak ya da kirada ölmek. Üçüncüsünü soranlara bir kapı gösterilir, üstünde "Ortak ol, faizsiz kâr payı al" yazar. O kapıdan girenin parası içeride kalır, kendisi........
