KIRIK CETVELDEN-ÖZE
Üç kere kırıldığını gördük bu cetvelin.
Bir kere, dışarıdan bir el çekti çizgiyi bir harita, bir sömürge, bir "Kudüs" sorusu. Bir kere, kendi elimiz çekti bir festival, bir afiş, bir "kişisel hayat" perdesi. Bir kere de,çizgiyi çeken cetvelin kendisi çalındı bir taş, bir hürmet, bir Zemzem.
Üç kırık, üç ayrı hikâye gibi durdu. Ama hepsinin sonunda aynı soruya çıktık:
Peki gerçek ölçü nerede?
Belki de yanlış yerde arıyorduk.
Dışarıda aradık bir harita çizen elde.
Kurumda aradık bir bakanlıkta, bir festivalde.
Tarihte aradık bir taşta, bir Zemzem'de.
Her seferinde, ölçüyü bir yerde bulup oraya güvenmeye çalıştık ve her seferinde, o yer kırılabilir çıktı. Çünkü dışarıdaki her cetvel, bir elin tuttuğu bir şeydir; el değişir, cetvel kırılır.
Oysa hiç kırılmamış, hiç çalınmamış, hiç el değiştirmemiş bir ölçü var çünkü o hiçbir zaman dışarıda olmadı.
"Hakka yönelen bir kimse olarak yüzünü dine çevir. Allah'ın insanları üzerine yarattığı fıtrata sarıl. Allah'ın yaratışında değişme yoktur. İşte dosdoğru din budur." (Rûm, 30/30)
Fıtrat, dışarıdan verilen bir cetvel değil doğuştan, herkese, aynı elden yerleştirilmiş bir ölçü. Kimse öğretmeden, bir haksızlık karşısında için sızlaması işte bu, dışarıdaki hiçbir cetvele muhtaç olmayan bir ölçü.
Peki neden bu kadar zor görüyoruz onu?
"Ölçü Kaçınca"da anlattığımız o hâlin dili namazda ayakların ağırlığı, ezanda telefonu bırakamamak bunlar fıtratı bozmaz aslında, sadece üstünü örter. Toz biriktikçe, ayna bulanıklaşır; ama aynanın kendisi kırılmamıştır.
"Nelerimiz Çalındı?"da saydığımız o gündelik diller “kalbim temiz", "azıcıktan ne olur" hepsi, fıtratın sesini duymamak için söylenen sözlerdir; fıtratı susturmak için değil, ona kulak tıkamak için.
Köklü bir değişim, yeni bir cetvel icat etmek değildir. Zaten elimizde olanın tozunu almaktır.
Bir çocuk düşünelim hiç dini eğitim almamış, hiçbir kural öğretilmemiş, sadece fıtratıyla baş başa. Birinin elinden bir şey çalındığını görse, içi sızlar. Birine haksızlık edildiğini görse, "bu yanlış" der. Kimse ona bunu öğretmemiştir.
İşte........
