VAHDET IRMAKLARI



Beklenen gün gelip çattı.
Geri sayım başladı.
Hazırlıklar tamamlandı.
Kıyafetler hazırlandı.
Planlar yapıldı.
Gidilecek mekanlar belirlendi.
Yiyecek-içecekler alındı-yapıldı.
Eee şimdi yola koyulma vakti.
Durun efendim! Yanlış anlamayın hemen.
Tabi kabul ediyorum. Yeni yıla girmiş olabiliriz ama bizim seferimiz başka!

Memlekette milyonlarcası akşamdan geceye, geceden sabaha şuursuzca yedi içti, hopladı, zıpladı, belki de bilmem ne rezillikler gerçekleştirdi. Elbette bu sonuç kısmıydı. Bir de bunun giriş ve gelişme faslı vardı. Mesela, en başta yılbaşına hangi mekanda girilecekse, onun belirlenmesi ve rezervasyonuyla işe koyuldular. Sonrasında geceye özel kıyafetler ve yiyecek-içecekler için çeşitli alış-verişler yapıldı. Geceyi evde geçirecekler ise ağaçlarını diktiler. Süslerini, "içeceklerini", pasta, börek, çörek, meyve ve çerezlerini aldılar. Yine kendilerine göre kostümlerini hazırladılar. Ve sonra, üç, iki, bir konfetiler, havai fişekler, arsızca bağrışlar, çığırışlar ve kahkahalar.

Tıpkı modern zaman dervişi Üstad (merhum) Sezai Karakoç'un söylediği gibi;
“İyi ki bilmiyor kalabalıklar
Yağmura bakmayı cam arkasından, İnsandan insana şükür ki fark var;
Birine cennetse, birine zindan
İyi ki bilmiyor kalabalıklar.”

Hemen tüm dünyada olduğu gibi güzel ülkemde de maalesef milyonlar yani bahsettiğimiz kalabalıklar, kendinden geçmişçesine mutluluktan havalara uçtular. Eee peki, ellerine ne geçti? Kocaman bir hiç!

Rabbimiz, Yüce Kitabı'nda (Ahzab Suresi 36. Ayet) şöyle buyurur:

"Allah ve Resulü herhangi bir konuda hüküm........

© Habername