menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

11. SİYASETTE YANLIŞLAR (2)

8 0
16.12.2025

(Geçen Haftadan Devam)

Bu bölümde

1. Siyasetten Beklentiler

2. Öngürü Yanlışları

ve Temel Prensipler Başlığı ile Merhum Esad COŞAN Hocaefendiden bir okuma parçası takdim edilmiştir.

1. SİYASETTEN BEKLENTİLER

Siyaset milletleri sevk ve idare etme sanatı olmasının yanında toplumların isteklerini karşılama onları mutlu etme sanatıdır diyebiliriz. Toplum muhtelif dünya görüşünde ve farklı inançlarda insanlardan meydana geldiğine göre istekler mutluluklar farklı olacaktır. Toplumun ortalama genel beklentisi önce ekonomik durumunun iyileştirilmesi sonra güvenlik (can ve mal emniyeti) özgürlük ve çalışma gelir. Bence asıl önemli olan önce ahlak ve maneviyat sonra özgürlük ve bireysel temel haklar olmalıdır. Bazı siyasi partiler iş aş ekmek bazıları da özgürlük ve refah gibi sloganlarla seçime giderler. Bu yeterli değil, gelecek nesillerin çocuklarımızın ahlak ve maneviyatı önemlidir. Milli ve manevi değerleri dejenere olmuş yozlaşmış bir toplumun zenginlik ve refah içinde olması neye yarar. Amerika ve Avrupa’da birçok ülke müreffeh ve zengin ama toplum inançsızlaşmış, Hıristiyanlık gerilemiştir. Gençliği dejenere olmuştur. Gençlik geleceğin yöneticileri idarecileri olduğu için o milletlerin gelecekleri karanlıktır. Avrupa’da birçok ülkede ekonomik sıkıntılar yaşanıyor. Nitekim yakın zamanda refah içinde olan ülkelerden İspanya, İzlanda ve Yunanistan kaç senedir ekonomik bunalımdan kurtulamıyor.

Bir de şöyle bir durum var. İnançsız kesim muhafazakar siyasetçilerin iktidarı ele geçirmesini memleket elden gidiyor gibi bir algıyla paniğe kapılıyor, bazıları bu korkuyla Türkiye’yi terk edip başka ülkelerde yaşamayı tercih ediyorlar. Onların mutluluğu milletin genel olarak mutluluğundan farklıdır. Bir başka örnek vermek istiyorum. Bir psikiyatri uzmanı Profesör bir arkadaşım anlatmıştı. Solcu bir öğretim üyesi Refah Partisi iktidara gelirse ben nasıl içkimi içeceğim diye korktuğunu nakletmişti.

2. ÖNGÖRÜ YANLIŞLARI

Bir de meşhur siyasi aktörlerin siyasi öngörüde yaptıkları yanlışlara aklım ermiyor. CHP MV Umut Oran’ın Tayyip Erdoğan’ın 30 Mart’ı göremeyecek demesi yanlış bir siyasi öngörüdür ve o konumda birinin bu yanlışı yapması karizmasını çizdirir. Paralel yapı Zaman Gazetesinin tirajının 1 Milyon oluşuna bakarak 5 Milyon insana ulaşıp onları etkilediklerini düşünerek seçimde AK Partiyi engelleyebileceklerini düşünüyordu. Seçimde paralel yapının etkisi %1 var veya yoktu.

Siyasette öngörüye örnek vermek gerekirse yine Merhum Es’ad Hocamızdan iki misal vereceğim. 1994 mahalli seçimler öncesinde ‘’Bu seçimde dananın kuyruğu kopacak ‘’ demişti. Ben bu yazısını okuyunca arkadaşlarıma‘’ İstanbul ve Ankara’da AK Parti yani Tayyip Erdoğan ve Melih Gökçek, İzmir’de DYP’den Burhan Özfatura seçimi kazanacak dedim. Çünkü dananın kuyruğunun kopması demek bu üç muhafazakar adayın kazanması demekti. Nitekim üç aday da kazanmıştı. Hocaefendinin ikinci öngörüsü 1995 seçimleri öncesinde bir yazısında ‘’Refah Partisinin hiçbir iş yapamayacağı görülecek’’ diyordu. Bunu derken de tabii Refahın temsil ettiği dünya görüşünde bir şahıs olarak bunu söylüyordu. Halbuki Refah Partisi gümbür gümbür geliyor, seçimlerde birinci parti olacağı ayan beyan görülüyordu. Refah tabanında herkes heyecanlı idi, Refah Gelecek Sıkıntılar bitecek sloganı ile seçime girildi. Netice malum, 28 Şubat’a giden süreçte Refahyol Hükümetinde her gün kriz çıkartıldı, her gün bunalım derken en başta dediğim gibi hükümet evin azarlanan hizmetçisi gibi muameleye tabi tutularak engellendi ve memleketin hayrına bir icraat yapmasına müsaade edilmedi. Refah Partisi Hükümette hiç mi iş yapmadı haksızlık yapıyorsun derseniz, seçmen tabanının kendisinden beklediğini yaptırmadılar onu vurgulamak istiyorum. Yoksa havuz sistemi devletin mali kaynaklarını bir havuzda toplayıp adaletle dağıtmak ne kadar mükemmel bir iş ise onu devam ettirememek de öyle bir hüsrandı. Hocamızın 5 Mayıs 1990’da bugünlere ışık tutan bir konuşmasını dikkatle okumanızı öneriyorum. Yazı ekte paylaşılmıştır. Hocaefendinin bu konuşmasını okuduğunuzda 1990 dan bugüne güncelliğini koruduğunu göreceksiniz.

Şimdi vatanına milletine hizmet aşkı ile dolu fedakar insanların bu yolda ömrünü feda etmelerinin niyet samimi olduktan sonra Allah indinde makbul olduğuna inanırız. Ancak bu çalışmalar sonuç olarak neye yarıyor, kimler faydalanıyor kimin işine geliyor? Bu ve benzeri birçok hususu Merhum Hocamız bu konuşmasında çok veciz bir şekilde anlatıyor.

Okuma Parçası:

TEMEL PRENSİPLER

5 Mayıs 1990 – ÜSKÜDAR

Prof. Dr. Mahmut Esad COŞAN hocaefendinin 1990 tarihli sohbetinden çok özet bir alıntı.

Hocaefendi, 3 konuya özellikle vurgu yapıyor;

a) Yurtdışına, Afrika’ya açılın,

b) İletişim araçlarınız olsun (gazete, dergi, radyo, tv)

c) Eğitim kurumlarınız olsun.

“Birileri”, Esad efendinin bu projelerini alıp, kontrol altında tutabilecekleri başkaca guruplara görev tevdi ettiler.

Lütfen alıntıyı satır satır dikkatlice okuyunuz!

Bismillahirrahmanirrahim!

Çok değerli kardeşlerim!.. Allah-u Tealâ Hazretleri'nin selâmı, rahmeti, bereketi, ikramı, ihsanı, lütfu, rızası dünyada ahirette üzerinize olsun... Allah-u Tealâ Hazretleri, sevdiği razı olduğu kullar zümresine cümlenizi dahil eylesin...

... müslüman'ın cemaatle beraber olması tavsiye edilir. Cemaatten ayrılmama tavsiye edilir. Fakat, çok kimsenin bilmediği bir şeyi söyleyeyim: Toplulukla beraber olmak, cemaatten ayrılmamak, tefrikaya düşmemek, kalabalıkla beraber olmak demek değildir; hakla beraber olmaktır!.. Hakikatle beraber olmaktır!.. Tek başına olsa bile, hakikatle beraber olan cemaattir. Hakikatten kopmuş, ayrılmış olan, yüzbinlerce de olsa, milyonlarca da olsa, milyarlarca da olsa tefrikadadır; bunu bilin!.. Bunun delillerini size ayetlerle, hadislerle anlatıyorum…

... Onun için, ilim öğreneceksiniz ve dünya ile ilgileneceksiniz. Ben bunun için arkadaşlarıma dedim ki: "Türkiye dışından........

© Habername