menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

11. SİYASETTE YANLIŞLAR (1)

5 0
09.12.2025

Siyasette Yanlışlar oldukça geniş bir konu olduğu için bunu bölümlere ayırıp kısa başlıklar halinde paylaşmak istiyorum. Bu bölümde konular

1.Devlet Millet İlişkisi

2.Demokrasi

3.Muhalefet

4.Milletvekili

5.Seçimler

1.DEVLET MİLLET İLİŞKİSİ

Bu konuya bir soru ile başlamak istiyorum. Devlet millet için midir, yoksa millet devlet için midir? Bu soru anlamsız düşünülebilir ama siyasetçilerin millet ve devlet anlayışı bu konuda ayrılıyor. Devletçi anlayışa göre esas olan devlettir, millet devlet için vardır, millet yanlış yapabilir, millet kendi haline bırakılamaz. İnsan odaklı milletçi anlayış ise devlet milletin hizmetinde olmalıdır. Bence birinci görüş yanlıştır. Bugüne kadar devlete hakim olan görüş bu idi. Seçimler yapılır, partiler seçim öncesi birçok vaatlerde bulunur, fakat iktidara geldiğinde bu vaatlerinin çoğunu gerçekleştiremez, daha doğrusu gerçekleştirmesine müsaade edilmez. Hükümetler hizmetçi gibidir. Devletin belli politikalarına müdahale edemez, değiştiremez. Eğitimde dış politikada orduda yargıda birçok değişmez kurallar vardır. Hükümetler gelir geçer, köklü bir icraat yapamadan yıpranır gider. İşte bu sistem sorunudur. Devlete hakim unsurlar siyasetçilere güvenmez, hükümetlerin icraatına sık sık müdahale eder, olmazsa darbe yapar. Bu anlayış tabiatı ile milletin ilerlemesini gelişmesini frenler. Devlet için tehlike bir zaman komünizmdir, o tehlike geçince bu sefer irtica tehlikesi baş gösterir. Bölücülük de bir başka tehlikedir.

Milli duyguları diri tutmak için, fertlerin rehavete kapılmaması için daima bir düşman var olmalıdır.

Anayasaya göre egemenlik milletindir; ancak millet bu egemenliği anayasal kurumlar eliyle kullanabilir. Bu kurumlara meclis karışamaz, hükümet hiç karışamaz. Ama başarısızlıklar daima hükümetin hanesine yazılır. Başta Anayasa Mahkemesi, Yüksek Yargı(Yargıtay Danıştay), Genel Kurmay ve TSK, YSK, Merkez Bankası, BDDK, TMSF EPDK ve benzeri kurumlar özerktir, hükümetlerden bağımsızdır. Kısacası davul hükümetlerin boynundadır, ama tokmak hep başkalarındadır.

Asıl olan cumhuriyettir, cumhuriyetin kazanımlarıdır, laikliktir. Millet mutlu olmuş olmamış umurlarında değildir. Devletçi zihniyete bir örnek meşhur Ankara Valisi Nevzat Tandoğan’dır. Bir gün huzuruna Osman Yüksel Serdengeçti ve arkadaşları getirilir. Nevzat Tandoğan, Osman Yüksel ve arkadaşlarını küçümseyerek, ‘Ulan öküz Anadolulu!.. Sizin milliyetçilikle, komünizm ile ne işiniz var? Milliyetçilik lâzımsa bunu biz yaparız. Komünizm gerekirse onu da biz getiririz. Sizin iki vazifeniz var: Birincisi, çiftçilik yapıp ürün yetiştirmek. İkincisi, askere çağırdığımızda askerlik yapmaktır’ der.” ,

Van’da bulunduğum yıllarda vilayet binasının görünümü dikkatimi çekmişti. Yüksek ve azametli ve aynı zamanda insanlara tepeden bakan üstüne düşecekmiş gibi tepede biraz çıkıntılı görünümü ile bende güvenden ziyade tahakküm edici bir duygu uyandırmıştı. Bu düşüncemi tecrübeli mimar bir arkadaşla paylaştım. O da beni tasdik ederek ‘’ Evet bu bina mimarisi bu şekilde düşünülerek yapılmıştır’’ demişti. Başka vilayetlerde de yüksek binalar gördüm ama böyle görmedim. O bölge insanına yönelik mi bilmiyorum.

2.DEMOKRASİ

Demokrasi anlayışında birçok yanlışlar var. Hem demokrasi deniliyor hem sandık sonuçları tartışılıyor. Sandıktan en çok oy alan parti eleştirilirken aldığı oy oranı ile değil alamadığı oy oranı ile eleştiriliyor. Mesela yüzde kırkbeş oy almışsa halkın yüzde 55 i bu partiyi istemiyor diye eleştirirler. Yüzde elliden fazla oy aldığı zamanda demokrasi sandıktan ibaret değil diye yaygara yaparlar. Bir üniversite rektörü üzerine vazife olmadığı halde % 95 oy alsalar da bir şey yapamazlar demişti. Bu zihniyet zorba ve jakoben olup millete tepeden bakan yanlış ve sakat zihniyettir. Halkın çoğunluğunun seçtiği liderlere hakaret etmek millete hakaret etmektir. Bu düşünce yapısında olanlar demokrasi işlerine gelmediği zaman demokrasiyi rafa kaldırırlar.

Sinema sanatçısı mı şarkıcı mı bilmiyorum ünlü bir hanım televizyonda sanki siyasetten çok anlıyormuş gibi benim oyum ile dağdaki çobanın oyu nasıl aynı olur diyordu. Demokrasiyi savunuyorum deyip bu tür eleştirilerde bulunmak ikiyüzlülüktür, çelişkidir yanlıştır.

3.MUHALEFET

Muhalefete göre iktidar ne yapsa yanlıştır. Muhalefet partilerinin hükümeti eleştirmesi gayet tabiidir. Ama her icraat da eleştirilirse bu yanlıştır. Muhalefetin vazifesi iktidarı murakabe etmektir. Ama iyi yaptığı işleri de tenkit etmek (hala da böyle) muhalefetin kaybetmesine neden olan yanlıştır. Onun yerine takdir etme erdemini gösterse muhalefet kaybetmez kazanır. Eski siyasetçilerden Korkut Özal anlatmıştı. Süleyman Demirel bir defasında başbakan iken hükümeti bütçeyi hazırlar, Meclise getirir. Bütçe müzakereleri başlamadan hükümet düşürülür ve........

© Habername