SECDEMİZDEKİ PUSU

“Şeytan görevini yapıyor. Peki ya insan?”

Geçen haftaki yazımızda rahatsız edici bir tespitle durmuştuk:
“Şeytan artık meyhanelerde ya da kumar masalarında değil; secdelerimize en yakın yerde pusuda.”

O dosya kapanmadı.
Aksine, asıl şimdi açılıyor.

Çünkü o yazıda sorduğumuz
“Şeytan strateji mi değiştirdi?” sorusunun cevabı eksik kaldı.

Şimdi o cevabı tamamlayalım:

Hayır, şeytan değişmedi.

İnsanın var olduğu günden beri ne yapıyorsa onu yapıyor:
Yanlışı cazip, doğruyu zahmetli göstermek.

Değişen şeytan değil.
Değişen zemin.

Ve o zemini, kendi ellerimizle değiştiren biziz.

Eskiden günahın sınırları belliydi; mayınlı araziler işaretliydi.
Şimdi sınır yok.

Geçen hafta “günahın ambalajlandığını” söylemiştik.
İşte o ambalajın içindeki asıl zehir, seçenek bolluğudur.

Şeytan artık kulağa “isyan et” diye fısıldamıyor.
“Seç” diyor.
“Kendin ol.”
“İçinden geleni yap.”
“Bunu hak ediyorsun.”

Çünkü biliyor ki insan, seçtiği günahı sahiplenir.
Onu bir hata değil, bir kimlik zanneder.

Savaş artık sokakta değil;
insanın iç dünyasındaki o sessiz pazarlıkta.

Şeytan fısıldar.
Nefis ister.
Kibir büyütür.
Gaflet unutturur.

Ve insan, neye teslim olduğunu fark etmeden yolunu kaybeder.

İÇ CEPHEDEKİ TRUVA ATI: “BEN”

Eskiden riya, bilerek yapılan bir gösterişti.
Şimdi ise “ilham olmak”, “örnek teşkil etmek” kılıfına girmiş sinsi bir virüs.

Namaz var.
Oruç var.
İnfak var.
Görüntü tamam.

Ama bütün bunların içine karışmış devasa bir “BEN” var.

İbadetin özü Allah’a yaklaşmaktır;
fakat biz yaptıklarımızın geri bildirimini Allah’tan değil, insanlardan almaya başladık.

Beğeniler…
Yorumlar…
Takdirler…

Gaza geliyoruz, daha çok yapıyoruz — buraya kadar sorun yok.
Ama sonra bir şey oluyor:

Takdir edilenin, kutsananın, yüceltilenin biz olduğuna inanmaya başlıyoruz.
Kendimizi sorgulanamaz bir yere koyuyoruz.

Dışarıdan bakıldığında dört dörtlük bir mümin.
Ama içeride — gözle görülmeyen — bir kibir.
Bir “ben doğru yoldayım” rahatlığı.

Ve en tehlikelisi şu:
“Ben de günahkârım” derken bile, o cümlenin öznesi gizli bir kibirdir.

Tevazu cümlesi kurarken bile kibir sızar.

Şeytanın asıl zaferi, insana........

© Habername