RÜZGÂR DUVAR TANIMAZ |
Bir Çocuğun Tetik Çektiği Gün ve Sonrası
**Colorado. Nisan 1999.**
Sabah soğuktu. Eric Harris direksiyonda hareketsiz oturuyordu. Motor çalışıyordu. Ama gitmiyor, sadece bakıyordu. Yıllardır her sabah içine girdiği o binaya. Aynı duvarlara, aynı girişlere, aynı koridorlara. Fakat o sabah bakışı değişmişti. Bir öğrencinin bakışı değildi bu. Aidiyet duygusunu çoktan yitirmiş, içerideki düzeni artık içeriden değil dışarıdan seyreden birinin bakışıydı. Nereden girilir, nerede sıkışılır, hangi alan açıktır, hangi kapı insanı köşeye kıstırır… Okulu okul gibi değil, planlanmış bir şiddetin sahnesi gibi görüyordu.
Yanında Dylan Klebold vardı. Sessizdi. İki genç. İki sırt çantası. Aylar boyunca sertleşmiş bir öfke. Çantaların içinde kitap yoktu. Ödev yoktu. Yarın için plan yoktu. Silahlar vardı. Patlayıcılar vardı. Bir de daha ağır bir şey: yıllardır içlerinde biriken aşağılanmanın, dışlanmanın, kırılmış gururun karar haline gelmiş biçimi.
20 Nisan 1999 günü Columbine Lisesi'nde iki saldırgan 12 öğrenciyi ve 1 öğretmeni öldürdü, 20'den fazla kişiyi yaraladı, ardından kendi yaşamlarına son verdi. O gün, yalnızca Amerikan tarihinin en sarsıcı okul saldırılarından biri olarak değil, sonraki kuşaklara bulaşan bir model olarak da kayda geçti.
**Peki bu iki çocuk kimdi?**
Eric Harris, asker bir babanın oğluydu; aile görev nedeniyle sık sık taşınmıştı. Dylan Klebold ise eğitimli, görece istikrarlı bir orta sınıf aileden geliyordu. İkisi Columbine'da yakınlaştı. Dışarıdan bakıldığında sıradan Amerikan gençleriydiler: video oyunları, yarı zamanlı işler, okul rutini, arkadaş çevresi. Fakat dışarıdan sıradan görünen hayatların içinde başka bir şey büyüyordu. Öfke, yabancılaşma ve aşağılanmayı içlerinde sessizce örgütleyen bir karanlık.
Columbine'in görünmeyen düzeninde herkesin bir yeri vardı. Popüler olanlar, sporcular, görünür çocuklar tepede duruyordu. Diğerleri ise ya seyirciydi ya da hedef. Ergenlik çağında tekrar tekrar aşağılanmak, yalnızca psikolojik bir incinme olarak kalmaz; bazen kimliğin çekirdeğine yerleşir. İnsan, görülmediğini düşündüğünde önce içine kapanır. Daha sonra o görünmezliği yırtmak ister. Kimi yardım ister. Kimi susar. Kimi de eline silah alır.
1998'de Harris ve Klebold adli sürece girdiler, bir rehabilitasyon programına alındılar. Dışarıya verilen görüntü ile içeride kurulan dünya aynı değildi. Sonradan ortaya çıkan yazılar ve materyaller, ikisinin de intikam, üstünlük ve yok etme fantezileriyle meşgul olduğunu gösterdi. O dönemde Harris'in çevrimiçi tehditleri ve bomba yapımına dair içerikleri yetkililerin dikkatine kadar ulaştı; ancak bu işaretler felaketi önlemeye yetmedi.
Öğle arasına yaklaşılmıştı. Bahçede öğrenciler vardı. Güneş açıktı. Konuşmalar, gülüşmeler, sıradanlığın o ince uğultusu… Sonra ateş........