Futbol ve Kavga |
İlk 20 dakika tam saha baskı ile Fenerbahçe “3 puanı almalıyım”ı çok net gösterdi. Galatasaray kayda değer bir futbol ortaya koymasa da Osimhen’in üst seviye farkı ile maçın her anında ortak kalmayı başardı. Tartışmasız penaltıyı değerlendiremeyen Talisca herkesi şoke etti ki ev sahibi ekibin reaksiyon verebilmesi için bu sert kırılım gerekliymiş. İlk yarı itibariyle Fenerbahçe 3 şutu ile isabet bulamazken sadece Osimhen’in 3 isabetli şutu ile takımını 1-0 önde taşımayı bildi.
Tabiki hakem konuşamayacağımız bir maç değildi yine! Dakika 6 Oosterwolde’nin Uğurcan’a yaptığı kabul edilemez hatada Uğurcan alakasız bir kart görürken hemen herkes ilk 45 dakikada kırmızı kart çıkacağını net anlamıştı. Galatasaray’ın verilmeyen 2 net penaltısı ile de kesinleşti. Fenerbahçe ve Galatasaray, çok anlamsız faüller ve kartlar aldı. Her itirazda hakemin yüzüne temas edecek noktaya giden futbolcular ve yaptırımı olmaması. Türk futbolu sahipsiz...
2. yarı takımlar daha futbol odaklı olmaya çalışsa da çok basit faül almak adına da ekstra bir çabaya giriştiler. Sık sık gerginlikle oyunu soğutmak değil, rakibi yıpratmak adına psikolojik savaş verdiler ki 67. Dakikada, tam 25 yıl sonra Galatasaray kendi sahasında ezeli rakibi Fenerbahçe’ye karşı penaltı kazanmasıyla, bu psikolojik savaş zirve yaptı. Tam burda Ederson’un bilerek isteyerek gerginliğe devam etmesi ve küfürleri üstüne tükürmesi KABUL EDİLEMEZ! Fenerbahçe’nin üst düzey bu futbolcuya ayırdığı üst düzey bütçeyi de düşünüce, bu sezon yaşattığı hüsranlarını taçlandırmasının ağır bir yaptırımı olacaktır. Bireysel hata yapılır. Ancak takımını ortada bırakamazsın. Hele ki profesyonel bir futbolcu olarak…
Skor yanıltmasın Galatasaray, potansiyeli ve kadrosuna orantılı bir futbol oynamadı. Tatmin edici bir oyun sergilemedi. Futbolcular doygunluğa ulaşıp, yüksek baskının stresi ile artık oluruna bırakmış gibi görünüyor. Dakika 76'da bizlerde ekran başında Okan Buruk’un şiddetli müdahalelerini duyduk ama birçok oyuncusu hocasının isteklerini uygulamıyor. Osimhen ve Bayern Münih dönemini hatırlatan Sane'nin yüksek arzulu çabaları skoru almayı bildi. Ancak bu futbol gelecekte Galatasaray’da sorunlara yol açacaktır.
Fenerbahçe ise kesinlikle kadro planlamasının kurbanı. İsmail Kartal döneminde de benzer bir hata yapılmıştı. Tek bir orta saha oyuncusu üstüne kurulan oyun, oyuncunun maraton sonunu görememesi ve sakatlanmasıyla çökmüş ve Fenerbahçe yarış dışı kalmıştı. Bu sezon bitmemiş olsa da aynı kadro ve oyun planlama hatasıyla Fenerbahçe yarış dışında kaldı gibi görünüyor.
Futbol konuşmaya çalıştığım bu köşede oldukça zorlandığım bir ay oldu. Ülkemizde sporun gözbebeği futbol ama bunu hak edecek şeyler yapmıyoruz! Aksine kirletecek, utandıracak her türlü aksiyonun başlıca sebepleri oluyoruz her birimiz. Sahada birçokların hayalini kuramadığı hayatları yaşayan futbolcular, maç bitimiyle stresi sıfırlayıp rüya gibi hayatlarına dönerken, bizler aklın kabul edemeyeceği kavgalar, söylemlere düşüyoruz. Kaybettiği(!) için tribünün veridiği reaksiyon insan sağlığına zarar verecek kaygısı da kalmadı…
80.dakikada yanan meşalelerin düşünülmeden rakiplere atılması gibi...
Lig bir an önce bitsin de şu rezaletlerden kurtulacak radikal değişimler için adım atılsın diye bekliyorum.
Artık düşmanlık değil, kavga değil! Rekabet izleyip, konuşmalıyız.