Güneşi Doğuran Kadınlar

Bir atasözü der ki: “Bizim topraklarda önce kadınlar uyanır, sonra güneş doğar. Çünkü güneşi kadınlar doğurur.” Yeryüzünde aydınlık olan ne varsa, kadının eseridir.

Türk geleneğinde kadın; arkadaştı. Sıcak bir yuvaydı. Anneydi. Aşktı. Kız kardeşti. Kız evlattı. Ve çoğu zaman tek başına bir devletti.

Ama ne yazık ki içinde bulunduğumuz 21. yüzyılda, ülkemizde her beş kadından biri hâlâ okuma yazma bilmiyor.

Her beş kadından biri şiddete uğruyor. Koklamaya doyamadığımız evlatlarımız, maruz kaldıkları şiddet yüzünden hayattan koparılıyor.

Bilgisizlik nedeniyle yapılan akraba evliliklerinden doğan her on çocuktan biri engelli dünyaya geliyor.

Henüz kendi bedenini tanıma imkânı bulamayan 13–14 yaşındaki kız çocukları evlendiriliyor.  Resmî verilere göre bu sayı 2015’te 31.000, 2018’de 21.800, 2020’de 17.747 olarak kaydedildi.  Sayılarda bir düşüş var gibi görünse de, tablo hâlâ umut vermekten uzak.

.Her yıl yaklaşık 1,5 milyon kız çocuğu ya okula gidemiyor ya da eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalıyor.

.Bir başka vahim tablo da uyuşturucu kullanımı.  Kullanıcı sayısı artıyor, başlama yaşı giderek........

© Habererk