Otokrasinin hukukla sınavı
Siyasal alanın olabildiğince daraltılması “Türk Tipi Başkanlık” sisteminin varoluşsal bir kavgası gibi duruyor. Açıkçası, hepimiz hegemonik düzenin ürettiği kaotik bir iklimi solumaktayız.
Geleceğe yönelik siyasi bir yatırım olarak, muhalefetin paralize edilmesinde medyanın bir manivela olarak kullanılması gittikçe yaygınlaşıyor.
Tüm yollar 2 yıl sonra yapılması planlanan CB seçimine çıkıyor.
Toplumsal taleplere bakılırsa Mansur Yavaş, olası bir CB seçiminde muhalefetin en güçlü adayı olarak görülüyor. Son günlerde iktidar bileşenlerince sudan bahaneler üzerinden yürütülen politik nobranlığın merkezinde de bu olasılık yatmakta.
“Ben İmamoğlu’nun hukuki durumu netleşinceye kadar, CB seçimine ilişkin düşüncelerimi askıya alıyorum” demiş olsa da Mansur Yavaş’ın bu tartışmalardan kendini soyutlanması mümkün değil.
İktidar açısından potansiyel bir tehdit olarak algılandıkça, bu durum sürer gider!
Komik işler!
Harcama yetkilisi olmayan kişilerin alt kademelerdeki memurların kararlarından sorumlu tutulamayacağına ilişkin Danıştay’ın onlarca kararı var. Buna rağmen Mansur Yavaş’ın konser........
