We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

MANAVGAT’A GOLF SAHASI MI LAZIM YAT LİMANI MI? YA GAZİPAŞA’YA? SAHİ, SERİK’TE NELER OLMUŞTU?

11 0 0
01.06.2020

Mayıs 2020 başlarında Antalya Serik’te Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Serik Belediye Başkanı Enver Aputkan, AKP ve MHP Antalya milletvekilleri, AKP ve MHP il – ilçe yöneticileri, ayrıca da ilgili kurum ve kuruluş temsilcilerinin katıldığı Video-Konferans’ta enteresan şeyler olmuştu. Belediye Başkanı Aputkan’ın, Kültür ve Turizm Bakanlığınca, bölgedeki günübirlik plajlarda yapılan plan değişikliklerinden rahatsızlığını dile getirmesi üzerine Bakan Ersoy, “Serik Belediyesi’nin bir işletmeciden 500 bin TL aldığını” söylüyor ve Belediye Başkanı’nın buna şiddetle itiraz etmesi üzerine Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu araya girerek, “Sayın Başkan, bu sizden önceki dönemde olan bir olay” diyordu. Sonrasında ise öfkelenen Belediye Başkanı Aputkan Bakanlara hitaben, “Siz Devletin Bakanı olarak bunu biliyor ve üzerine gitmiyorsunuz” diyerek toplantıyı terk ediyor. Bu olay elbette bir duyum, bir söylenti ya da iftiradan ibaret değil. Çünkü Belediye Başkanı Aputkan olayı bütün yönleri ile anlatan bir açıklama yaparak kendisinden önce yine bir AKP’li başkan döneminde olup bitenlerin soruşturulması için İçişleri Bakanlığı’ndan müfettiş talep etti. Şu andaki Başkan seçileli bir yılı geçtiğine göre olay en azından bir buçuk yıl öncesine aittir. Peki, bilindiği halde önceden niye müfettiş gönderilmedi? Başkan’ın talebinden sonra şu ana kadar gönderildi mi gönderilmedi mi onu da bilmiyorum.

Ancak bilinen bir şey var ki Türkiyemizde bu rüşvet ve yolsuzluk olaylarının önü arkası alınamıyor. Bu durum gerçekten çok acı ve ürkütücü. Yalnız, bu olayın enteresan ve çok ama çok acı bir yönü daha var. Oradaki beyanlarına göre konuyu hem Kültür ve Turizm Bakanı, hem de aynı zamanda bölge milletvekili olan Dışişleri Bakanı biliyor. Dolayısıyla İçişleri Bakanlığı’nın da bilmemesi mümkün değil. Buna rağmen yapılan bir işlemin olmadığı anlaşılıyor. Herhalde “Kol kırılır yen içinde” denilmiş olmalı ama olmuyor işte. Çünkü olup biten parti içi bir mesele değil ve dolayısı ile önce Serik’te yaşayan herkesi sonra da milletimizin tamamını ilgilendiriyor. Yani kırılan kolun o yen içerisinde kalması mümkün değil! Dolayısıyla işin içine tüyü bitmemiş yetimlerin hakkı da giriyor. Bu tür olaylar karşısında giderek duyarsızlaşan insanımız “Yazıklar olsun” deyip geçebilir ama asıl hesap görücü olan Allah’ın huzurundaki durum ne olur bilemeyiz.

Bu olay dikkatimizi o tarafa çekince bölge insanlarını rahatsız eden başka uygulamalar da ilgi alanımıza giriverdi. Serik’teki olayın temelinde plan değişikliği yatıyordu. Buna benzer işlerin daha büyükleri meğer Manavgat ve Gazipaşa’da da gündemde imiş. Öyle ki oralarda yaşayan insanlar son derece rahatsızlar, tedirginler. Keza, bir başka yerde de eski Başbakanlardan Tansu Hanım ile bağlantılı bir arazinin bulunduğu bölgede yapılan imar değişikliği ile menfaat sağlandığı aynı günlerde gündem olup konuşuldu. Bu işler hep oluyor ve ne yazık ki çare bulunamıyor.

MANAVGAT’TA GOLF OTELİ PROJESİNE TEPKİLER

Kamuoyunca pek bilinmediği için belki tuhaf gelecek ama sanki burada da birilerine rant sağlamanın........

© Habererk