Maaşım ve ülkenin geleceğine bir ışık

Türkiye ne yazık ki geçim sıkıntısının zirve yaptığı bir dönemden geçmekte. Buna asgari ücretlisi de, çalışan memuru da, rahat edeyim diye emekli olmuş emeklisi de, tarımla uğraşan çiftçisi de dahil.

Normal nüfuslu bir ilçede bile ev kiralarının 10-15 binden başladığı bir dönemde 18 bin ya da 28 bin lira ile geçinmek süper bir ekonomik zekâ istemekte.

Ben, birinci sınıf bir devlet memuru emeklisiyim.

Hastanede yatak sınıfım bile birinci sınıf.

2002’de asgari ücret 184 lira iken ben, 550 lira emekli aylığı alıyordum.

Orantılarsak, asgari ücretin 2.9 katı civarında.

Ocak 2026’da asgari ücret: 28 bin 75 lira oldu.

75 lirayı bırakıp 28 bin ile 3’ü çarparsak: benim 1.Ocak 2026’da maaşımın aylık net: 84 bin TL olması gerekirdi. Öngörülen % 16’lık zam ile artış aylık 5.600 Liracıkla toplam net:40.600 lira aylık maaşım olacak.

Nerede ve kim de benim:43.400 Liram.

Bu durumda benim kaybım yarı yarıya iken; nasıl oluyor da ben enflasyona ezdirilmiyorum, neden Batı’daki meslektaşlarımın çok çok altında bir maaş alıyorum, neden izi kıskanan........

© Habererk