Ayıp… Kimse duymasın, kimse görmesin.
Eskiden yapılan hatalar ev içinde kalırdı.
Öyle iki–üç kişilik haneler değildi bunlar; kaç neslin bir arada yaşadığı, on kişiyi aşan kalabalık ailelerdi.
Ayıp, utanma ve mahcubiyet; sadece bireyin değil, ailenin, mahallenin ve toplumun ortak ahlâkıydı.
İnanç dünyamızda bu hassasiyet açıkça öğretilirdi.
Peygamber Efendimiz şöyle buyurur:
“Kim bir Müslümanın ayıbını örterse,
Allah da kıyamet günü onun ayıbını örter.”
Ayıbı örtmek imandandı; teşhir etmek ise edepsizlik sayılırdı.
Kur’an, hayâyı imanın bir parçası olarak anlatır.
Utanma duygusu, insanı kötülükten alıkoyan son sınırdır.
O sınır kalktığında, haram ile helâl arasındaki çizgi de silinir.
Bir zamanlar bazı........
